مِنْ نَجْوٰيهُمْ
gizli konuşmalarının
مَرْضَاتِ
rızasını kazanmak
﴿١١٤﴾
مَا تَبَيَّنَ
belli olduktan
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerin
مَا تَوَلّٰى
döndüğü (yola)
مَص۪يراً۟
bir gidiş yeridir
﴿١١٥﴾
اَنْ يُشْرَكَ
ortak koşulmasını
لِمَنْ يَشَٓاءُۜ
dilediğine
﴿١١٦﴾
اِنْ يَدْعُونَ
çağırıyorlar
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'nu bırakıp da
اِنَاثاًۚ
birtakım dişilere
وَاِنْ يَدْعُونَ
ve yalvarıyorlar
﴿١١٧﴾
لَاَتَّخِذَنَّ
elbette alacağım
مِنْ عِبَادِكَ
senin kullarından
﴿١١٨﴾
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ
onları mutlaka saptıracağım
وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ
mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ
ve onlara emredeceğim
فَلَيُبَتِّكُنَّ
yaracaklar
وَلَاٰمُرَنَّهُمْ
onlara emredeceğim
فَلَيُغَيِّرُنَّ
değiştirecekler
﴿١١٩﴾
يَعِدُهُمْ
(Şeytan) Onlara söz verir
وَيُمَنّ۪يهِمْۜ
umut verir
﴿١٢٠﴾
وَلَا يَجِدُونَ
asla bulamazlar
﴿١٢١﴾