وَاسْتَغْفِرِ
mağfiret dile
كَانَ غَفُوراً
bağışlayandır
﴿١٠٦﴾
عَنِ الَّذ۪ينَ يَخْتَانُونَ
hainlik edenleri
كَانَ خَوَّاناً
hainlik yapıp
﴿١٠٧﴾
يَسْتَخْفُونَ
gizleniyorlar da
وَلَا يَسْتَخْفُونَ
gizlenmiyorlar
مَعَهُمْ
onlarla beraberdir
اِذْ يُبَيِّتُونَ
geceleyin söyle(yip plan kura)rlarken
مَا لَا يَرْضٰى
O'nun istemediği
يَعْمَلُونَ
onların yaptıkları
﴿١٠٨﴾
﴿١٠٩﴾
يَسْتَغْفِرِ
mağfiret dilerse
﴿١١٠﴾
حَك۪يماً
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿١١١﴾
بُهْتَـاناً
büyük bir iftira
﴿١١٢﴾
اَنْ يُضِلُّوكَۜ
seni saptırmağa
وَمَا يُضِلُّونَ
onlar saptıramazlar
اَنْفُسَهُمْ
kendilerinden
وَمَا يَضُرُّونَكَ
sana zarar veremezler
وَعَلَّمَكَ
ve sana öğretti
لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ
bilmediğin
﴿١١٣﴾