اَلَمْ تَرَ
şunları görmedin mi
اِلَى الَّذ۪ينَ يَزْعُمُونَ
sanıyorlar da
بِمَٓا اُنْزِلَ
indirilene
وَمَٓا اُنْزِلَ
indirilene
مِنْ قَبْلِكَ
ve senden önce
اَنْ يَتَحَاكَمُٓوا
hakem olarak başvurmak
اِلَى الطَّاغُوتِ
tağuta (o azgın şeytana)
اَنْ يَكْفُرُوا
inkar etmeleri
اَنْ يُضِلَّهُمْ
onları saptırmak
﴿٦٠﴾
اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ
indirdiğine
وَاِلَى الرَّسُولِ
ve Elçiye
الْمُنَافِق۪ينَ
o ikiyüzlülerin
يَصُدُّونَ
uzaklaştıklarını
صُدُوداًۚ
büsbütün uzaklaşmakla
﴿٦١﴾
اِذَٓااَصَابَتْهُمْ
başlarına gelince
بِمَا قَدَّمَتْ
yaptıkları (kötülükler) yüzünden
اِنْ اَرَدْنَٓا
biz istedik diye
وَتَوْف۪يقاً
ve uzlaştırmak
﴿٦٢﴾
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ
işte
مَا ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalblerinde olanı
وَعِظْهُمْ
onlara öğüt ver
ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ
içlerine işleyecek
﴿٦٣﴾
وَمَٓا اَرْسَلْنَا
biz göndermedik
مِنْ رَسُولٍ
hiçbir elçiyi
لِيُطَاعَ
ita'at edilmekten
فَاسْتَغْفَرُوا
bağışlanma dileseler
وَاسْتَغْفَرَ
ve bağışlanmasını dileseydi
لَوَجَدُوا
elbette bulurlardı
﴿٦٤﴾
وَرَبِّكَ
Rabin hakkı için
لَا يُؤْمِنُونَ
inanmış olmazlar
حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ
seni hakem yapıp
ف۪يمَا شَجَرَ
çekişmeli işlerde
بَيْنَهُمْۙ
aralarında çıkan
ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ
içlerinde
مِمَّا قَضَيْتَ
senin verdiğin hükme
وَيُسَلِّمُوا
teslim olmadıkça
تَسْل۪يماً
tam bir teslimiyetle
﴿٦٥﴾