الَّذ۪ينَ قَالُٓوا
diyenlerin
مَا قَالُوا
onların dediklerini
وَقَتْلَهُمُ
ve öldürmelerini
الْاَنْبِيَٓاءَ
peygamberleri
بِغَيْرِ حَقٍّۙ
haksız yere
﴿١٨١﴾
بِمَا قَدَّمَتْ
yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır
اَيْد۪يكُمْ
sizin ellerinizin
﴿١٨٢﴾
الَّذ۪ينَ قَالُٓوا
onlar dediler
اَلَّا نُؤْمِنَ
inanmayalım
يَأْتِيَنَا
bize getirinceye
بِالْبَيِّنَاتِ
açık deliller getiren
وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ
ve bu dediğinizi de
قَتَلْتُمُوهُمْ
onları öldürdünüz
﴿١٨٣﴾
كَذَّبُوكَ
seni yalanladılarsa
بِالْبَيِّنَاتِ
açık deliller
وَالزُّبُرِ
hikmetli sahifeler
﴿١٨٤﴾
تُوَفَّوْنَ
size eksiksiz verilecektir
زُحْزِحَ
çekilip kurtarılır da
عَنِ النَّارِ
ateşin elinden
﴿١٨٥﴾
لَتُبْلَوُنَّ
deneneceksiniz
ف۪ٓي اَمْوَالِكُمْ
mallarınız hususunda
وَاَنْفُسِكُمْ
ve canlarınız
وَلَتَسْمَعُنَّ
(sözler) duyacaksınız
مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
kendilerine verilenlerden
مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden önce
وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا
ve ortak koşanlardan
﴿١٨٦﴾