فَانْقَلَبُوا
bundan dolayı geri döndüler
لَمْ يَمْسَسْهُمْ
kendilerine dokunmadı
﴿١٧٤﴾
اَوْلِيَٓاءَهُۖ
kendi dostlarından
فَلَا تَخَافُوهُمْ
onlardan korkmayın
﴿١٧٥﴾
وَلَا يَحْزُنْكَ
seni üzmesin
الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ
koşanlar
لَنْ يَضُرُّوا
zarar veremezler
وَلَهُمْ
onlar için vardır
﴿١٧٦﴾
الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا
satın alanlar
بِالْا۪يمَانِ
iman karşılığında
لَنْ يَضُرُّوا
zarar vermezler
وَلَهُمْ
onlar için vardır
﴿١٧٧﴾
وَلَا يَحْسَبَنَّ
sanmasınlar ki
الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا
inkar edenler
اَنَّمَا نُمْل۪ي
süre vermemiz
لِاَنْفُسِهِمْۜ
kendileri için
اِنَّمَا نُمْل۪ي
biz süre veriyoruz ki
لِيَزْدَادُٓوا
artırsınlar
وَلَهُمْ
onlar için vardır
﴿١٧٨﴾
مَٓا اَنْتُمْ
bulunduğunuz
لِيُطْلِعَكُمْ
sizi vakıf kılacak
يَجْتَب۪ي
seçer (onu gaybe vakıf kılar)
مِنْ رُسُلِه۪
elçilerinden
وَتَتَّقُوا
ve (günahlardan) korunursanız
فَلَكُمْ
sizin için vardır
﴿١٧٩﴾
وَلَا يَحْسَبَنَّ
sanmasınlar
الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ
cimrilik edenler
بِمَٓا اٰتٰيهُمُ
kendilerine verdiğine
سَيُطَوَّقُونَ
boyunlarına dolandırılacaktır
بَخِلُوا بِهِ
cimrilik ettikleri
بِمَا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızı
﴿١٨٠﴾