سُورَةُ العَصر
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٣ ايَةً - الترتيب الوحي ١٣
﷽
وَالْعَصْرِۙ
asra andolsun ki
﴿١﴾
﴿٢﴾
اِلَّا
ancak (ziyanda değillerdir)
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
وَتَوَاصَوْا
tavsiye edenler
وَتَوَاصَوْا
ve tavsiye edenler
﴿٣﴾
سُورَةُ الهُمَزة
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٩ ايَةً - الترتيب الوحي ٣٢
﷽
هُمَزَةٍ
diliyle çekiştiren
لُمَزَةٍۨۙ
kaş göz işaretleriyle alay eden
﴿١﴾
وَعَدَّدَهُۙ
onu saydı durdu
﴿٢﴾
اَخْلَدَهُۚ
onu ebedi yaşatacağını
﴿٣﴾
لَيُنْبَذَنَّ
andolsun o atılacaktır
فِي الْحُطَمَةِۘ
Hutame'ye
﴿٤﴾
وَمَٓا اَدْرٰيكَ
sen nereden bileceksin?
﴿٥﴾
الْمُوقَدَةُۙ
tutuşturulmuş
﴿٦﴾
عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ
gönüllere
﴿٧﴾
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
مُؤْصَدَةٌۙ
kapatılıp kilitlenecektir
﴿٨﴾
﴿٩﴾
سُورَةُ الفِيل
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٥ ايَةً - الترتيب الوحي ١٩
﷽
﴿١﴾
اَلَمْ يَجْعَلْ
çıkarmadı mı?
كَيْدَهُمْ
onların tuzaklarını
﴿٢﴾
﴿٣﴾
بِحِجَارَةٍ
sertleşmiş taşlar
﴿٤﴾
فَجَعَلَهُمْ
nihayet onları yaptı
كَعَصْفٍ
ekin yaprağı gibi
﴿٥﴾