﴿١٢﴾
﴿١٣﴾
﴿١٤﴾
﴿١٥﴾
﴿١٦﴾
اَفَلَا يَنْظُرُونَ
bakmıyorlar mı?
﴿١٧﴾
وَاِلَى السَّمَٓاءِ
ve göğe?
﴿١٨﴾
وَاِلَى الْجِبَالِ
ve dağlara?
﴿١٩﴾
وَاِلَى الْاَرْضِ
ve yere?
سُطِحَتْ۠
yayılıp döşenmiş
﴿٢٠﴾
﴿٢١﴾
عَلَيْهِمْ
onların üzerinde
﴿٢٢﴾
﴿٢٣﴾
فَيُعَذِّبُهُ
ona azab eder
﴿٢٤﴾
﴿٢٥﴾
حِسَابَهُمْ
onların hesabı
﴿٢٦﴾
سُورَةُ الفَجر
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٣٠ ايَةً - الترتيب الوحي ١٠
﷽
وَالْفَجْرِۙ
andolsun fecre
﴿١﴾
﴿٢﴾
﴿٣﴾
اِذَا يَسْرِۚ
gitmekte olan
﴿٤﴾
هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ
bunda var değil mi?
﴿٥﴾
﴿٦﴾
ذَاتِ الْعِمَادِۙۖ
sütunlu
﴿٧﴾
لَمْ يُخْلَقْ
yaratılmamıştı
فِي الْبِلَادِۙۖ
ülkeler arasında
﴿٨﴾
﴿٩﴾
وَفِرْعَوْنَ
ve Fir'avn'a?
﴿١٠﴾
فِي الْبِلَادِۙۖ
ülkelerde
﴿١١﴾
الْفَسَادَۙۖ
kötülük etmişlerdi
﴿١٢﴾
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
﴿١٣﴾
لَبِالْمِرْصَادِۜ
gözetleme yerindedir
﴿١٤﴾