لَفَر۪يقاً
bir grup var ki
لِتَحْسَبُوهُ
siz sanasınız diye
وَمَا هُوَ
olmayan bir şeyi
وَمَا هُوَ
Oysa o değildir
وَهُمْ يَعْلَمُونَ
bile bile
﴿٧٨﴾
اَنْ يُؤْتِيَهُ
ona versin de
وَالْحُكْمَ
hüküm (hikmet)
وَالنُّبُوَّةَ
ve peygamberlik
رَبَّانِيّ۪نَ
Rabba halis kullar
كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ
okuduğunuz
وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ
öğrettiğiniz
﴿٧٩﴾
وَلَا يَأْمُرَكُمْ
Ve size emretmez
اَنْ تَتَّخِذُوا
edinin diye
وَالنَّبِيّ۪نَ
ve peygamberleri
اَيَأْمُرُكُمْ
size emreder mi?
﴿٨٠﴾
النَّبِيّ۪نَ
peygamberlerden
لِمَا مَعَكُمْ
yanınızda bulunan(Kitap)ı
لَتُؤْمِنُنَّ
mutlaka inanacak
وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ
ve ona mutlaka yardım edeceksiniz
ءَاَقْرَرْتُمْ
bunu kabul ettiniz mi?
وَاَخَذْتُمْ
ve aldınız mı?
فَاشْهَدُوا
o halde tanık olun
مِنَ الشَّاهِد۪ينَ
tanık olanlardanım
﴿٨١﴾
﴿٨٢﴾
يُرْجَعُونَ
döndürüleceklerdir
﴿٨٣﴾