اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ
hiç dönmeyeceğini
﴿١٤﴾
﴿١٥﴾
بِالشَّفَقِۙ
akşamın alaca karanlığına
﴿١٦﴾
﴿١٧﴾
اِذَا اتَّسَقَۙ
dolunay olduğunda
﴿١٨﴾
لَتَرْكَبُنَّ
siz mutlaka bineceksiniz
﴿١٩﴾
فَمَا لَهُمْ
onların nesi var?
لَا يُؤْمِنُونَۙ
inanmıyorlar
﴿٢٠﴾
لَا يَسْجُدُونَۜ ۩
secde etmiyorlar
﴿٢١﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkarcılar
يُكَذِّبُونَۘ
yalanlıyorlar
﴿٢٢﴾
بِمَايُوعُونَۘ
içlerinde gizledikleri
﴿٢٣﴾
فَبَشِّرْهُمْ
onlara müjdele
﴿٢٤﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
الصَّالِحَاتِ
yararlı işler
غَيْرُ مَمْنُونٍ
kesintisiz
﴿٢٥﴾
سُورَةُ البُرُوج
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٢٢ ايَةً - الترتيب الوحي ٢٧
﷽
وَالسَّمَٓاءِ
göğe andolsun
﴿١﴾
﴿٢﴾
وَمَشْهُودٍۜ
ve şahidlik edilene
﴿٣﴾
﴿٤﴾
ذَاتِ الْوَقُودِۙ
yakıt doldurulup tutuşturulmuş
﴿٥﴾
﴿٦﴾
عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ
yaptıklarını
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
﴿٧﴾
وَمَا نَقَمُوا
öc almadılar
اَنْ يُؤْمِنُوا
inanmalarından
﴿٨﴾
عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ
her şeye
﴿٩﴾
الَّذ۪ينَ فَتَنُوا
işkence edenler
الْمُؤْمِن۪ينَ
inanan erkeklere
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ve inanan kadınlara
لَمْ يَتُوبُوا
tevbe etmeyenler
فَلَهُمْ
onlar için vardır
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
﴿١٠﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
مِنْ تَحْتِهَا
altlarından
﴿١١﴾