وَمِنَ الَّيْلِ
gecenin bir bölümünde
وَسَبِّحْهُ
ve O'nu tesbih eyle
﴿٢٦﴾
الْعَاجِلَةَ
çabuk geçeni (dünyayı)
وَيَذَرُونَ
ve bırakıyorlar
﴿٢٧﴾
خَلَقْنَاهُمْ
onları yarattık
وَشَدَدْنَٓا
ve sıkıca bağladık
اَمْثَالَهُمْ
onların benzerleriyle
تَبْد۪يلاً
tam bir değişiklikle
﴿٢٨﴾
﴿٢٩﴾
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ
siz dileyemezsiniz
اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ
dilemedikçe
حَك۪يماًۗ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿٣٠﴾
وَالظَّالِم۪ينَ
ve zalimler
﴿٣١﴾
سُورَةُ المُرسَلات
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٥٠ ايَةً - الترتيب الوحي ٣٣
﷽
وَالْمُرْسَلَاتِ
andolsun gönderilenlere
﴿١﴾
﴿٢﴾
وَالنَّاشِرَاتِ
ve yayanlara
﴿٣﴾
فَالْفَارِقَاتِ
ve ayıranlara
﴿٤﴾
فَالْمُلْقِيَاتِ
ve bırakanlara
﴿٥﴾
﴿٦﴾
تُوعَدُونَ
size va'dedilen
﴿٧﴾
﴿٨﴾
﴿٩﴾
نُسِفَتْۙ
ufalanıp savrulduğu
﴿١٠﴾
اُقِّتَتْۜ
vakit belirlendiği
﴿١١﴾
لِاَيِّ يَوْمٍ
hangi gün için?
﴿١٢﴾
﴿١٣﴾
وَمَٓا اَدْرٰيكَ
sen nereden bileceksin?
﴿١٤﴾
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
yalanlayanların
﴿١٥﴾
اَلَمْ نُهْلِكِ
helak etmedik mi?
﴿١٦﴾
نُتْبِعُهُمُ
onların ardına takarız
﴿١٧﴾
بِالْمُجْرِم۪ينَ
suçlulara
﴿١٨﴾
لِلْمُكَذِّب۪ينَ
yalanlayanların
﴿١٩﴾