مِنْ ثُلُثَيِ
üçte ikisinden
وَثُلُثَهُ
ve onun üçte birinde
وَطَٓائِفَةٌ
bir topluluğun da
مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ
seninle beraber bulunanlardan
اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ
sizin onu sayamayacağınızı
مَا تَيَسَّرَ
kolayınıza geleni
مِنَ الْقُرْاٰنِۜ
Kur'an'dan
اَنْ سَيَكُونُ
bulunacağını
وَاٰخَرُونَ
ve başka kimseler
وَاٰخَرُونَ
ve başka insanlar
فَاقْرَؤُ۫ا
onun için okuyun
مَا تَيَسَّرَ
kolayınıza geleni
وَاَقْرِضُوا
ve borç verin
وَمَا تُقَدِّمُوا
ve verdiklerinizi
لِاَنْفُسِكُمْ
kendiniz için
وَاَعْظَمَ
ve daha büyüktür
وَاسْتَغْفِرُوا
mağfiret dileyin
﴿٢٠﴾
سُورَةُ المدَّثِّر
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٥٦ ايَةً - الترتيب الوحي ٤
﷽
الْمُدَّثِّرُۙ
örtüsüne bürünen
﴿١﴾
﴿٢﴾
﴿٣﴾
﴿٤﴾
﴿٥﴾
وَلَا تَمْنُنْ
ve başa kakma
تَسْتَكْثِرُۙ
verdiğini çok bularak
﴿٦﴾
وَلِرَبِّكَ
ve Rabbin için
﴿٧﴾
فِي النَّاقُورِۙ
Sur'a (boruya)
﴿٨﴾
﴿٩﴾
عَلَى الْـكَافِر۪ينَ
kafirler için
﴿١٠﴾
﴿١١﴾
﴿١٢﴾
﴿١٣﴾
﴿١٤﴾
اَنْ اَز۪يدَۗ
daha da artırmamı
﴿١٥﴾
لِاٰيَاتِنَا
bizim ayetlerimize karşı
﴿١٦﴾
سَاُرْهِقُهُ
onu sardıracağım
صَعُوداًۜ
dimdik bir yokuşa
﴿١٧﴾