وَالْمَغَارِبِ
ve batıların
لَقَادِرُونَۙ
gücümüz yeter
﴿٤٠﴾
عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ
onları değiştirmeğe
بِمَسْبُوق۪ينَ
önüne geçilecek
﴿٤١﴾
وَيَلْعَبُوا
ve oynasınlar
الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ
kendilerine va'dedilen
﴿٤٢﴾
مِنَ الْاَجْدَاثِ
kabirlerden
كَاَنَّهُمْ
onlar gibidirler
نُصُبٍ
dikilenlere (putlara)
﴿٤٣﴾
تَرْهَقُهُمْ
onları bürümüş
الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ
onlara va'dedilen
﴿٤٤﴾
سُورَةُ نُوح
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٢٨ ايَةً - الترتيب الوحي ٧١
﷽
اَنْ يَأْتِيَهُمْ
onlara gelmeden
﴿١﴾
﴿٢﴾
اَنِ اعْبُدُوا
kulluk edin
وَاتَّقُوهُ
ve O'ndan korkun
وَاَط۪يعُونِۙ
ve bana da ita'at edin
﴿٣﴾
ذُنُوبِكُمْ
günahlarınızdan
وَيُؤَخِّرْكُمْ
ve sizi ertelesin
﴿٤﴾
﴿٥﴾
فَلَمْ يَزِدْهُمْ
onların artırmadı
﴿٦﴾
دَعَوْتُهُمْ
onları da'vet ettimse
لِتَغْفِرَ
bağışlaman için
اَصَابِعَهُمْ
parmaklarını
ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ
kulaklarına
وَاسْتَغْشَوْا
ve başlarına çektiler
وَاسْتَكْبَرُوا
ve böbürlendiler
﴿٧﴾
دَعَوْتُهُمْ
onları da'vet ettim
﴿٨﴾
اَعْلَنْتُ
açıktan söyledim
وَاَسْرَرْتُ
ve gizli söyledim
﴿٩﴾
اسْتَغْفِرُوا
mağfiret dileyin
كَانَ غَفَّاراًۙ
çok bağışlayandır
﴿١٠﴾