يُبَصَّرُونَهُمْۜ
birbirlerine gösterilirler
مِنْ عَذَابِ
azabından (kurtarmak için)
﴿١١﴾
﴿١٢﴾
وَفَص۪يلَتِهِ
tüm ailesini
الَّت۪ي تُـْٔو۪يهِۙ
kendisini barındıran
﴿١٣﴾
يُنْج۪يهِۙ
kendisini kurtarsın
﴿١٤﴾
لَظٰىۙ
alevlenen bir ateştir
﴿١٥﴾
﴿١٦﴾
مَنْ اَدْبَرَ
sırtını döneni
وَتَوَلّٰىۙ
ve yüz çevireni
﴿١٧﴾
﴿١٨﴾
هَلُوعاًۙ
hırslı (ve huysuz)
﴿١٩﴾
مَسَّهُ
kendisine dokunduğu
﴿٢٠﴾
﴿٢١﴾
اِلَّا
ancak bunun dışındadır
الْمُصَلّ۪ينَۙ
namaz kılanlar
﴿٢٢﴾
عَلٰى صَلَاتِهِمْ
namazlarında
﴿٢٣﴾
ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ
onların mallarında
﴿٢٤﴾
لِلسَّٓائِلِ
isteyenler için
وَالْمَحْرُومِۖ
ve mahrumlar için
﴿٢٥﴾
وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ
ve tasdik ederler
﴿٢٦﴾
﴿٢٧﴾
غَيْرُ مَأْمُونٍۚ
güven olmaz
﴿٢٨﴾
﴿٢٩﴾
عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ
eşleri
مَا مَلَكَتْ
altında bulunanlar
غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ
kınanmazlar
﴿٣٠﴾
الْعَادُونَۚ
(sınırı) aşanlardır
﴿٣١﴾
لِاَمَانَاتِهِمْ
emanetlerini
وَعَهْدِهِمْ
ve ahidlerini
﴿٣٢﴾
بِشَهَادَاتِهِمْ
şahidliklerini
﴿٣٣﴾
عَلٰى صَلَاتِهِمْ
namazlarını
﴿٣٤﴾
﴿٣٥﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenlere
﴿٣٦﴾
وَعَنِ الشِّمَالِ
ve soldan
عِز۪ينَ
ayrı ayrı gruplar halinde
﴿٣٧﴾
اَنْ يُدْخَلَ
sokulacağını
﴿٣٨﴾
خَلَقْنَاهُمْ
onları yarattık
﴿٣٩﴾