﴿٣٥﴾
وَلَا طَعَامٌ
ve yiyecek yoktur
﴿٣٦﴾
الْخَاطِؤُ۫نَ۟
hata işleyenlerden
﴿٣٧﴾
بِمَا تُبْصِرُونَۙ
gördüklerinize
﴿٣٨﴾
وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ
ve görmediklerinize
﴿٣٩﴾
﴿٤٠﴾
تُـؤْمِنُونَۙ
inanıyorsunuz
﴿٤١﴾
تَذَكَّرُونَۜ
düşünüyorsunuz
﴿٤٢﴾
﴿٤٣﴾
الْاَقَاو۪يلِۙ
laflar uydurup
﴿٤٤﴾
لَاَخَذْنَا
elbette alırdık
﴿٤٥﴾
﴿٤٦﴾
﴿٤٧﴾
لِلْمُتَّق۪ينَ
muttakiler için
﴿٤٨﴾
لَنَعْلَمُ
elbette biliyoruz
مُكَذِّب۪ينَ
yalanlayıcıları
﴿٤٩﴾
عَلَى الْـكَافِر۪ينَ
kafirler için
﴿٥٠﴾
﴿٥١﴾
فَسَبِّحْ
öyleyse tesbih et
﴿٥٢﴾
سُورَةُ المعَارج
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٤٤ ايَةً - الترتيب الوحي ٧٩
﷽
﴿١﴾
لِلْـكَافِر۪ينَ
kafirler için
﴿٢﴾
الْمَعَارِجِۜ
yüksek makamların
﴿٣﴾
﴿٤﴾
فَاصْبِرْ
şimdi sen sabret
﴿٥﴾
يَرَوْنَهُ
onu görüyor(lar)
﴿٦﴾
وَنَرٰيهُ
biz ise onu görüyoruz
﴿٧﴾
كَالْمُهْلِۙ
erimiş maden gibi
﴿٨﴾
كَالْعِهْنِۙ
renkli yün gibi
﴿٩﴾
﴿١٠﴾