فَلَمَّا رَاَوْهُ
onu görünce
زُلْفَةً
yakından
س۪ٓيـَٔتْ
kötüleşti
وُجُوهُ
yüzleri
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenlerin
وَق۪يلَ
ve dendi
هٰذَا
işte budur
الَّذ۪ي كُنْتُمْ
olduğunuz şey
بِه۪
onu
تَدَّعُونَ
çağırıp
﴿٢٧﴾
قُلْ
de ki
اَرَاَيْتُمْ
baksanıza
اِنْ
eğer
اَهْلَكَنِيَ
beni öldürse
اللّٰهُ
Allah
وَمَنْ
ve olanları
مَعِيَ
benimle beraber
اَوْ
yahut
رَحِمَنَاۙ
bize acısa da
فَمَنْ
kim?
يُج۪يرُ
kurtarabilir
الْكَافِر۪ينَ
kafirleri
مِنْ عَذَابٍ
azabdan
اَل۪يمٍ
acı
﴿٢٨﴾
قُلْ
de ki
هُوَ
O
الرَّحْمٰنُ
çok merhametlidir
اٰمَنَّا
inanmışızdır
بِه۪
O'na
وَعَلَيْهِ
ve O'na
تَوَكَّلْنَاۚ
dayanmışızdır
فَسَتَعْلَمُونَ
yakında bileceksiniz
مَنْ
kimdir
هُوَ
O
ف۪ي
içinde olan
ضَلَالٍ
bir sapıklık
مُب۪ينٍ
apaçık
﴿٢٩﴾
قُلْ
de ki
اَرَاَيْتُمْ
baksanıza
اِنْ
eğer
اَصْبَحَ
olsa
مَٓاؤُ۬كُمْ
suyunuz
غَوْراً
çekilmiş
فَمَنْ
kim
يَأْت۪يكُمْ
size getirebilir?
بِمَٓاءٍ
bir su
مَع۪ينٍ
akar
﴿٣٠﴾
سُورَةُ القَلَم مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٥٢ ايَةً - الترتيب الوحي ٢
نٓ
Nun
وَالْقَلَمِ
kaleme andolsun
وَمَا يَسْطُرُونَۙ
ve (kalemle) yazdıklarına
﴿١﴾
مَٓا
değilsin
اَنْتَ
sen
بِنِعْمَةِ
ni'metiyle
رَبِّكَ
Rabbinin
بِمَجْنُونٍۚ
cinlenmiş (deli)
﴿٢﴾
وَاِنَّ
ve şüphesiz
لَكَ
senin için vardır
لَاَجْراً
bir mükafat
غَيْرَ مَمْنُونٍۚ
kesintisiz
﴿٣﴾
وَاِنَّكَ
ve sen
لَعَلٰى
üzerindesin
خُلُقٍ
bir ahlak
عَظ۪يمٍ
büyük
﴿٤﴾
فَسَتُبْصِرُ
göreceksin
وَيُبْصِرُونَۙ
onlar da görecekler
﴿٥﴾
بِاَيِّكُمُ
hanginiz
الْمَفْتُونُ
fitnelenmiştir
﴿٦﴾
اِنَّ
şüphesiz
رَبَّكَ
Rabbin
هُوَ
O'dur
اَعْلَمُ
en iyi bilen
بِمَنْ
kim(ler)
ضَلَّ
sapmıştır
عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ
kendi yolundan
وَهُوَ
ve O'dur
اَعْلَمُ
en iyi bilen
بِالْمُهْتَد۪ينَ
doğru yoldadır
﴿٧﴾
فَلَا تُطِعِ
öyleyse ita'at etme
الْمُكَذِّب۪ينَ
yalanlayanlara
﴿٨﴾
وَدُّوا
istediler ki
لَوْ تُدْهِنُ
sen yağcılık yapasın
فَيُدْهِنُونَ
onlar da yağcılık yapsınlar
﴿٩﴾
وَلَا تُطِـعْ
ve ita'at etme
كُلَّ
hiçbirine
حَلَّافٍ
yemin edip duran
مَه۪ينٍۙ
aşağılık
﴿١٠﴾
هَمَّازٍ
kötüleyip duran
مَشَّٓاءٍ
götürüp getiren
بِنَم۪يمٍۙ
söz
﴿١١﴾
مَنَّاعٍ
engel olan
لِلْخَيْرِ
hayra
مُعْتَدٍ
saldırgan
اَث۪يمٍۙ
günahkar
﴿١٢﴾
عُتُلٍّ
kaba
بَعْدَ ذٰلِكَ
sonra da
زَن۪يمٍۙ
kötülükle damgalı
﴿١٣﴾
اَنْ
diye
كَانَ
olmuş
ذَا
sahibi
مَالٍ
mal
وَبَن۪ينَۜ
ve oğullar
﴿١٤﴾
اِذَا
zaman
تُتْلٰى
okunduğu
عَلَيْهِ
kendisine
اٰيَاتُنَا
ayetlerimiz
قَالَ
der
اَسَاط۪يرُ
masalları
الْاَوَّل۪ينَ
eskilerin
﴿١٥﴾
 
563 sayfa okundu