الْمُؤْمِنَاتُ
inanmış kadınlar
يُبَايِعْنَكَ
sana bi'at ederlerse
اَنْ لَا يُشْرِكْنَ
ortak koşmamaları
وَلَا يَسْرِقْنَ
ve hırsızlık etmemeleri
وَلَا يَزْن۪ينَ
ve zina etmemeleri
وَلَا يَقْتُلْنَ
ve öldürmemeleri
اَوْلَادَهُنَّ
çocuklarını
وَلَا يَأْت۪ينَ
ve getirmemeleri
وَاَرْجُلِهِنَّ
ve ayakları
وَلَا يَعْص۪ينَكَ
ve sana karşı gelmemeleri
ف۪ي مَعْرُوفٍ
iyi bir işte
فَبَايِعْهُنَّ
onlarla bi'atleş
وَاسْتَغْفِرْ
ve mağfiret dile
﴿١٢﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَتَوَلَّوْا
dostluk etmeyin
قَدْ يَـئِسُوا
umudu kesmiş olan
مِنَ الْاٰخِرَةِ
ahiretten
﴿١٣﴾
سُورَةُ الصَّف
مَدَنِيَّةٌ وَهِيَ ١٤ ايَةً - الترتيب الوحي ١٠٩
﷽
الْحَك۪يمُ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿١﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَفْعَلُونَ
yapmayacağınız
﴿٢﴾
لَا تَفْعَلُونَ
yapmayacağınız
﴿٣﴾
الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَ
çarpışanları
ف۪ي سَب۪يلِه۪
kendi yolunda
﴿٤﴾
تُؤْذُونَن۪ي
beni incitiyorsunuz
فَلَمَّا زَاغُٓوا
onlar eğrilince
لَا يَهْدِي
doğru yola iletmez
الْفَاسِق۪ينَ
yoldan çıkan
﴿٥﴾