وَالَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫
gelenler
مِنْ بَعْدِهِمْ
onlardan sonra
وَلِاِخْوَانِنَا
ve kardeşlerimizi
الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا
bizden önce
بِالْا۪يمَانِ
inanmış olan
ف۪ي قُلُوبِنَا
kalblerimizde
لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlara karşı
رَح۪يمٌ۟
çok merhametlisin
﴿١٠﴾
اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا
iki yüzlülük edenleri
لِاِخْوَانِهِمُ
kardeşlerine
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar eden
اُخْرِجْتُمْ
siz çıkarılırsanız
لَنَخْرُجَنَّ
mutlaka biz de çıkarız
وَلَا نُط۪يعُ
ita'at etmeyiz
قُوتِلْتُمْ
sizinle savaşılırsa
لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ
mutlaka size yardım ederiz
لَكَاذِبُونَ
yalancı olduklarına
﴿١١﴾
اُخْرِجُوا
onlar çıkarılsalar
قُوتِلُوا
onlarla savaşılsa
لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ
onlara yardım etmezler
نَصَرُوهُمْ
yardım etseler bile
لَيُوَلُّنَّ
dönüp kaçarlar
الْاَدْبَارَ۠
arkalar(ın)a
لَا يُنْصَرُونَ
kendilerine de yardım edilmez
﴿١٢﴾
ف۪ي صُدُورِهِمْ
onların kalblerinde
مِنَ اللّٰهِۜ
Allah'ınkinden
﴿١٣﴾
لَا يُقَاتِلُونَكُمْ
onlar sizinle savaşamazlar
بَأْسُهُمْ
onların çekişmeleri
بَيْنَهُمْ
kendi aralarında
تَحْسَبُهُمْ
sen onları sanırsın
وَقُلُوبُهُمْ
ama kalbleri
﴿١٤﴾
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden öncekilerin
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
﴿١٥﴾
فَلَمَّا كَفَرَ
inkar edince de
﴿١٦﴾