مُخَلَّدُونَۙ
ebedi yaşamağa erdirilmiş
﴿١٧﴾
مِنْ مَع۪ينٍۙ
kaynağından doldurulmuş
﴿١٨﴾
لَا يُصَدَّعُونَ
başları ağrıtmayan
وَلَا يُنْزِفُونَۙ
ve akılları gidermeyen
﴿١٩﴾
يَتَخَيَّرُونَۙ
beğendikleri
﴿٢٠﴾
مِمَّا يَشْتَهُونَۜ
canlarının çektiği
﴿٢١﴾
﴿٢٢﴾
﴿٢٣﴾
كَانُوا يَعْمَلُونَ
yaptıkları
﴿٢٤﴾
لَا يَسْمَعُونَ
işitmezler
وَلَا تَأْث۪يماًۙ
ve ne de günaha sokan bir laf
﴿٢٥﴾
﴿٢٦﴾
﴿٢٧﴾
﴿٢٨﴾
﴿٢٩﴾
﴿٣٠﴾
﴿٣١﴾
﴿٣٢﴾
لَا مَقْطُوعَةٍ
tükenmeyen
وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ
ve yasaklanmayan
﴿٣٣﴾
وَفُرُشٍ
ve döşekler (üstündedirler)
﴿٣٤﴾
اَنْشَأْنَاهُنَّ
kadınları inşa' etmişizdir
اِنْشَٓاءًۙ
(yeni bir) inşa' ile
﴿٣٥﴾
فَجَعَلْنَاهُنَّ
onları yapmışızdır
﴿٣٦﴾
﴿٣٧﴾
لِاَصْحَـابِ
adamları için
﴿٣٨﴾
مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
öncekilerdendir
﴿٣٩﴾
مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ
sonrakilerdendir
﴿٤٠﴾
﴿٤١﴾
سَمُومٍ
iliklere işleyen bir ateş
﴿٤٢﴾
مِنْ يَحْمُومٍۙ
kara dumandan
﴿٤٣﴾
وَلَا كَر۪يمٍ
ve faydası olmayan
﴿٤٤﴾
مُتْرَف۪ينَۚ
varlık içinde şımartılmış
﴿٤٥﴾
عَلَى الْحِنْثِ
günahı işlemekte
﴿٤٦﴾
وَكَانُوا يَقُولُونَ
ve diyorlardı ki
وَعِظَاماً
ve kemik yığını
لَمَبْعُوثُونَۙ
bir daha diriltileceğiz
﴿٤٧﴾
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا
atalarımız da mı?
﴿٤٨﴾
الْاَوَّل۪ينَ
öncekiler de
وَالْاٰخِر۪ينَۙ
ve sonrakiler de
﴿٤٩﴾
لَمَجْمُوعُونَ
mutlaka toplanacaklardır
اِلٰى م۪يقَاتِ
buluşma vakti için
﴿٥٠﴾