بِالنَّوَاص۪ي
alınlar(ın)dan
وَالْاَقْدَامِۚ
ve ayaklar(ın)dan
﴿٤١﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٤٢﴾
الَّت۪ي يُكَذِّبُ
yalanladığı
الْمُجْرِمُونَۢ
suçluların
﴿٤٣﴾
﴿٤٤﴾
تُكَذِّبَانِ۟
yalanlıyorsunuz
﴿٤٥﴾
وَلِمَنْ
kimseler için vardır
مَقَامَ
divanında durmaktan
﴿٤٦﴾
تُكَذِّبَانِۙ
yalanlıyorsunuz
﴿٤٧﴾
ذَوَاتَٓا
ikisinin de vardır
اَفْنَانٍۚ
çeşitli ağaçları meyvaları
﴿٤٨﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٤٩﴾
ف۪يهِمَا
ikisinde de vardır
﴿٥٠﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٥١﴾
ف۪يهِمَا
ikisinde de vardır
﴿٥٢﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٥٣﴾
مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ
kalın atlastan
وَجَنَا
ve devşirmesi (meyvelerin)
الْجَنَّتَيْنِ
iki cennetin
﴿٥٤﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٥٥﴾
قَاصِرَاتُ
(eşlerine) diken (dilberler)
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ
onlara temas etmemiştir
﴿٥٦﴾
تُكَذِّبَانِۚ
yalanlıyorsunuz
﴿٥٧﴾
وَالْمَرْجَانُۚ
ve mercandırlar
﴿٥٨﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٥٩﴾
﴿٦٠﴾
تُكَذِّبَانِ
yalanlıyorsunuz
﴿٦١﴾
وَمِنْ دُونِهِمَا
ikisinin ötesinde var
جَنَّتَانِۚ
iki cennet (daha)
﴿٦٢﴾
تُكَذِّبَانِۙ
yalanlıyorsunuz
﴿٦٣﴾
مُدْهَٓامَّتَانِۚ
yemyeşildirler
﴿٦٤﴾
تُكَذِّبَانِۚ
yalanlıyorsunuz
﴿٦٥﴾
ف۪يهِمَا
ikisinde de vardır
﴿٦٦﴾
تُكَذِّبَانِۚ
yalanlıyorsunuz
﴿٦٧﴾