مِنْ سُٓوءٍۚۛ
her kötülüğü de
لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا
O kötülükle
وَبَيْنَهُٓ
kendisi arasında
وَيُحَذِّرُكُمُ
sakındırıyor
نَفْسَهُۜ
kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den
﴿٣٠﴾
فَاتَّبِعُون۪ي
bana uyun ki
ذُنُوبَكُمْۜ
günahlarınızı
﴿٣١﴾
﴿٣٢﴾
اصْطَفٰٓى
seçip üstün kıldı
عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ
alemlere
﴿٣٣﴾
ذُرِّيَّةً
(Bunlar) türeyen nesil(ler)dir
بَعْضُهَا
bazısı (birbirinden)
﴿٣٤﴾
﴿٣٥﴾
فَلَمَّا وَضَعَتْهَا
onu doğurunca
بِمَا وَضَعَتْۜ
onun ne doğurduğunu
سَمَّيْتُهَا
ona adını verdim
اُع۪يذُهَا
onu ısmarlıyorum
مِنَ الشَّيْطَانِ
şeytanın şerrinden
﴿٣٦﴾
فَتَقَبَّلَهَا
kabul buyurdu onu
بِقَبُولٍ
kabulle (şekilde)
وَاَنْبَتَهَا
ve onu yetiştirdi
وَكَفَّلَهَا
ve onun bakımını üstlendi
﴿٣٧﴾