لَا تُبْصِرُونَ
görmüyormuşsunuz
﴿١٥﴾
لَا تَصْبِرُواۚ
dayanmayın
تُجْزَوْنَ
cezalandırılacaksınız
كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
yaptıklarınıza
﴿١٦﴾
﴿١٧﴾
بِمَٓا اٰتٰيهُمْ
kendilerine verdikleriyle
وَوَقٰيهُمْ
ve onları korumuştur
﴿١٨﴾
كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ
yaptıklarınıza
﴿١٩﴾
مَصْفُوفَةٍۚ
sıra sıra dizilmiş
وَزَوَّجْنَاهُمْ
onları evlendirmişizdir
﴿٢٠﴾
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
وَاتَّبَعَتْهُمْ
ve kendilerine uyanların
ذُرِّيَّتُهُمْ
zürriyetleri de
ذُرِّيَّتَهُمْ
zürriyetlerini
وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ
eksiltmemişizdir
مِنْ عَمَلِهِمْ
kendi amellerinden
بِمَا كَسَبَ
kendi kazandığına
﴿٢١﴾
وَاَمْدَدْنَاهُمْ
ve onlara bol bol vermişizdir
مِمَّا يَشْتَهُونَ
canlarının istediği
﴿٢٢﴾
﴿٢٣﴾
وَيَطُوفُ
çevrelerinde dolaşır (hizmet ederler)
﴿٢٤﴾
بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ
birbirlerine
يَتَسَٓاءَلُونَ
soruyorlar
﴿٢٥﴾
﴿٢٦﴾
السَّمُومِ
hücrelere işleyen
﴿٢٧﴾
نَدْعُوهُۜ
yalnız O'na yalvarır
﴿٢٨﴾
بِنِعْمَتِ
ni'meti sayesinde
﴿٢٩﴾
اَمْ يَقُولُونَ
yoksa -mı diyorlar?
رَيْبَ
felaketlerine çarpılmasını
﴿٣٠﴾
مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ
gözetleyenlerdenim
﴿٣١﴾