مَٓا اَتَى
ne kadar geldiyse
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ
onlardan önce
﴿٥٢﴾
اَتَوَاصَوْا
(birbirlerine) tavsiye mi ettiler?
﴿٥٣﴾
﴿٥٤﴾
وَذَكِّرْ
ama yine de hatırlat
﴿٥٥﴾
وَمَا خَلَقْتُ
ben yaratmadım
لِيَعْبُدُونِ
bana kulluk etmeleri
﴿٥٦﴾
مَٓا اُر۪يدُ
ben istemiyorum
وَمَٓا اُر۪يدُ
ve istemiyorum
اَنْ يُطْعِمُونِ
beni beslemelerini
﴿٥٧﴾
﴿٥٨﴾
لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا
zulmedenlerin vardır
اَصْحَابِهِمْ
arkadaşlarının
فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ
acele etmesinler
﴿٥٩﴾
لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا
kafirlerin
مِنْ يَوْمِهِمُ
günlerinden dolayı
الَّذ۪ي يُوعَدُونَ
uyarıldıkları
﴿٦٠﴾
سُورَةُ الطُّور
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٤٩ ايَةً - الترتيب الوحي ٧٦
﷽
وَالطُّورِۙ
andolsun Tur'a
﴿١﴾
مَسْطُورٍۙ
satır satır yazılmış
﴿٢﴾
ف۪ي رَقٍّ
ince deri üzerine
﴿٣﴾
وَالْبَيْتِ
ve eve (Ka'be'ye)
الْمَعْمُورِۙ
ma'mur (bakımlı)
﴿٤﴾
وَالسَّقْفِ
ve tavana (göğe)
الْمَرْفُوعِۙ
yükseltilmiş
﴿٥﴾
﴿٦﴾
لَوَاقِـعٌۙ
vukubulacaktır
﴿٧﴾
﴿٨﴾
﴿٩﴾
﴿١٠﴾
لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
yalanlayanların
﴿١١﴾
يَلْعَبُونَۢ
oynayıp dururlar
﴿١٢﴾
﴿١٣﴾
الَّت۪ي كُنْتُمْ
olduğunuz
﴿١٤﴾