اَهْلَكْنَا
helak etmiştik
فَنَقَّبُوا
gezip dolaşmışlardı
هَلْ مِنْ مَح۪يصٍ
ama yer mi var?
﴿٣٦﴾
وَهُوَ شَه۪يدٌ
şahid olarak
﴿٣٧﴾
بَيْنَهُمَا
ikisi arasında
وَمَا مَسَّنَا
bize dokunmadı
مِنْ لُغُوبٍ
hiçbir yorgunluk
﴿٣٨﴾
عَلٰى مَا يَقُولُونَ
onların dediklerine
﴿٣٩﴾
وَمِنَ الَّيْلِ
ve gecenin bir kısmında
فَسَبِّحْهُ
O'nu tesbih et
وَاَدْبَارَ
ve arkalarında
﴿٤٠﴾
﴿٤١﴾
﴿٤٢﴾
﴿٤٣﴾
عَنْهُمْ
onlar(ın üstün)den
سِرَاعاًۜ
sür'atle koşarlar
﴿٤٤﴾
بِمَا يَقُولُونَ
onların ne dediklerini
عَلَيْهِمْ
onların üstünde
﴿٤٥﴾
سُورَةُ الذّاريَات
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٦٠ ايَةً - الترتيب الوحي ٦٧
﷽
وَالذَّارِيَاتِ
kaldıran(rüzgar)lara andolsun
﴿١﴾
فَالْحَامِلَاتِ
yüklü (bulut)lara andolsun
﴿٢﴾
فَالْجَارِيَاتِ
akıp gidenlere andolsun
﴿٣﴾
فَالْمُقَسِّمَاتِ
taksim edenlere andolsun
﴿٤﴾
تُوعَدُونَ
size va'dedilen
لَصَادِقٌۙ
mutlaka doğrudur
﴿٥﴾
﴿٦﴾