مُحَمَّدٌ
Muhammed
رَسُولُ
elçisidir
اللّٰهِۜ
Allah'ın
وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ
onun yanında bulunanlar
اَشِدَّٓاءُ
katı
عَلَى
karşı
الْكُفَّارِ
kafirlere
رُحَمَٓاءُ
merhametlidirler
بَيْنَهُمْ
birbirlerine karşı
تَرٰيهُمْ
onları görürsün
رُكَّعاً
rüku' ederek
سُجَّداً
secde ederek
يَبْتَغُونَ
aradıklarını
فَضْلاً
bir lutuf
مِنَ اللّٰهِ
Allah'dan
وَرِضْوَاناًۘ
ve rızasını
س۪يمَاهُمْ
nişanları vardır
ف۪ي وُجُوهِهِمْ
yüzlerinde
مِنْ اَثَرِ
izinden
السُّجُودِۜ
secde
ذٰلِكَ
şöyledir
مَثَلُهُمْ
onların vasıfları
فِي التَّوْرٰيةِۚۛ
Tevrat'taki
وَمَثَلُهُمْ
ve vasıfları
فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ
İncildeki
كَزَرْعٍ
bir ekin gibidir
اَخْرَجَ
çıkaran
شَطْـَٔهُ۫
filizini
فَاٰزَرَهُ
onu güçlendiren
فَاسْتَغْلَظَ
sonra kalınlaşan
فَاسْتَوٰى
derken dikilen
عَلٰى
üstüne
سُوقِه۪
gövdesinin
يُعْجِبُ
hoşuna gider
الزُّرَّاعَ
ekincilerin
لِيَغ۪يظَ
öfkelendirsin diye
بِهِمُ
onlara karşı
الْكُفَّارَۜ
kafirleri
وَعَدَ
va'detmiştir
اللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlara
وَعَمِلُوا
ve yapanlara
الصَّالِحَاتِ
iyi işler
مِنْهُمْ
onlardan
مَغْفِرَةً
mağfiret
وَاَجْراً
ve mükafat
عَظ۪يماً
büyük
﴿٢٩﴾
سُورَةُ الحُجرَات مَدَنِيَّةٌ وَهِيَ ١٨ ايَةً - الترتيب الوحي ١٠٦
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تُقَدِّمُوا
geçmeyin
بَيْنَ يَدَيِ
önüne
اللّٰهِ
Allah'ın
وَرَسُولِه۪
ve Elçisinin
وَاتَّقُوا
ve korkun
اللّٰهَۜ
Allah'tan
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
سَم۪يعٌ
işitendir
عَل۪يمٌ
bilendir
﴿١﴾
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَرْفَعُٓوا
çıkarmayın
اَصْوَاتَكُمْ
seslerinizi
فَوْقَ
üstüne
صَوْتِ
sesinin
النَّبِيِّ
Peygamberin
وَلَا تَجْهَرُوا
yüksek sesle konuşmayın
لَهُ
onunla
بِالْقَوْلِ
sözü
كَجَهْرِ
yüksek sesle konuştuğunuz gibi
بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ
birbirinizle
اَنْ تَحْبَطَ
yoksa boşa gider
اَعْمَالُكُمْ
amelleriniz
وَاَنْتُمْ
siz
لَا تَشْعُرُونَ
farkında olmadan
﴿٢﴾
اِنَّ
şüphesiz
الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ
kısanlar
اَصْوَاتَهُمْ
seslerini
عِنْدَ
huzurunda
رَسُولِ
elçisinin
اللّٰهِ
Allah'ın
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ
imtihan etmiştir
اللّٰهُ
Allah
قُلُوبَهُمْ
onların kalblerini
لِلتَّقْوٰىۜ
takva için
لَهُمْ
onlar için vardır
مَغْفِرَةٌ
mağfiret
وَاَجْرٌ
ve bir mükafat
عَظ۪يمٌ
büyük
﴿٣﴾
اِنَّ
şüphesiz
الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ
sana bağıranların
مِنْ وَرَٓاءِ
arkasından
الْحُجُرَاتِ
odaların
اَكْثَرُهُمْ
çoğu
لَا يَعْقِلُونَ
düşüncesiz kimselerdir
﴿٤﴾
 
514 sayfa okundu