HAYIRHAH
Fetih Suresi
Sayfa 513 | 26. Cüz
وَهُوَ
O'dur
الَّذ۪ي كَفَّ
çeken
اَيْدِيَهُمْ
onların ellerini
عَنْكُمْ
sizden
وَاَيْدِيَكُمْ
ve sizin ellerinizi
عَنْهُمْ
onlardan
بِبَطْنِ
göbeğinde
مَكَّةَ
Mekke'nin
مِنْ بَعْدِ
sonra
اَنْ اَظْفَرَكُمْ
sizi galip getirdikten
عَلَيْهِمْۜ
onlara
وَكَانَ
ve
اللّٰهُ
Allah
بِمَا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızı
بَص۪يراً
görmektedir
﴿٢٤﴾
هُمُ
onlar
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenlerdir
وَصَدُّوكُمْ
size engel olanlardır
عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
Mescid-i Haram'dan
وَالْهَدْيَ
ve kurbanlardan
مَعْكُوفاً
bekletilen
اَنْ يَبْلُغَ
varmasına
مَحِلَّهُۜ
yerlerine
وَلَوْلَا
eğer olmasaydı
رِجَالٌ
erkekler
مُؤْمِنُونَ
inanmış
وَنِسَٓاءٌ
ve kadınlar
مُؤْمِنَاتٌ
inanmış
لَمْ تَعْلَمُوهُمْ
bilmeyerek
اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ
tepelediğiniz
فَتُص۪يبَكُمْ
isabet edecek (olmasaydı)
مِنْهُمْ
onlardan
مَعَرَّةٌ
bir eziyet
بِغَيْرِ عِلْمٍۚ
bilmeden
لِيُدْخِلَ
ki soksun
اللّٰهُ
Allah
ف۪ي رَحْمَتِه۪
rahmetine
مَنْ يَشَٓاءُۚ
dilediğini
لَوْ
şayet
تَزَيَّلُوا
ayrılmış olsalardı
لَعَذَّبْنَا
elbette azab ederdik
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenleri
مِنْهُمْ
onlardan
عَذَاباً
bir azabla
اَل۪يماً
acı
﴿٢٥﴾
اِذْ
o zaman
جَعَلَ
koymuşlardı
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler
ف۪ي قُلُوبِهِمُ
kalblerine
الْحَمِيَّةَ
öfke ve gayreti
حَمِيَّةَ
öfke ve gayretini
الْجَاهِلِيَّةِ
cahiliyye (çağının)
فَاَنْزَلَ
ve indirdi
اللّٰهُ
Allah
سَك۪ينَتَهُ
huzur ve güvenini
عَلٰى رَسُولِه۪
Elçisine
وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ
ve mü'minlere
وَاَلْزَمَهُمْ
ve onları bağladı
كَلِمَةَ
kelimesine
التَّقْوٰى
takva
وَكَانُٓوا
zaten onlar idiler
اَحَقَّ
daha layık
بِهَا
buna
وَاَهْلَهَاۜ
ve ehil
وَكَانَ
ve
اللّٰهُ
Allah
بِكُلِّ شَيْءٍ
her şeyi
عَل۪يماً۟
bilendir
﴿٢٦﴾
لَقَدْ
andolsun
صَدَقَ
doğruladı
اللّٰهُ
Allah
رَسُولَهُ
Elçisinin
الرُّءْيَا
rüyasını
بِالْحَقِّۚ
hak ile
لَتَدْخُلُنَّ
gireceksiniz
الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ
Mescid-i Haram'a
اِنْ شَٓاءَ
dilerse
اللّٰهُ
Allah
اٰمِن۪ينَۙ
güven içinde
مُحَلِّق۪ينَ
traş ederek
رُؤُ۫سَكُمْ
başlarınızı
وَمُقَصِّر۪ينَۙ
ve(ya) kısaltarak
لَا تَخَافُونَۜ
korkmadan
فَعَلِمَ
böylece bildi
مَا لَمْ تَعْلَمُوا
sizin bilmediğinizi
فَجَعَلَ
ve verdi
مِنْ دُونِ
başka
ذٰلِكَ
bundan
فَتْحاً
bir fetih
قَر۪يباً
yakın
﴿٢٧﴾
هُوَ
O
الَّـذ۪ٓي اَرْسَلَ
gönderendir
رَسُولَهُ
Elçisini
بِالْهُدٰى
hidayet ile
وَد۪ينِ
ve din ile
الْحَقِّ
hak
لِيُظْهِرَهُ
onu üstün kılmak için
عَلَى الدّ۪ينِ
dinlere
كُلِّه۪ۜ
bütün
وَكَفٰى
yeter
بِاللّٰهِ
Allah
شَه۪يداًۜ
şahid olarak
﴿٢٨﴾
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
513 sayfa okundu