الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ
(onlar ki) derler
ذُنُوبَنَا
bizim günahlarımızı
﴿١٦﴾
اَلصَّابِر۪ينَ
sabredenlerdir
وَالصَّادِق۪ينَ
sadık olanlardır
وَالْقَانِت۪ينَ
gönülden itaat edenlerdir
وَالْمُنْفِق۪ينَ
infak edenlerdir
وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ
istiğfar edenlerdir
بِالْاَسْحَارِ
ve seherlerde
﴿١٧﴾
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
ve melekler
﴿١٨﴾
وَمَا اخْتَلَفَ
ayrılığa düştüler
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilmiş olanlar
اِلَّا
(kendilerine) sadece
فَاِنَّ
(bilsin ki) şüphesiz
﴿١٩﴾
حَٓاجُّوكَ
seninle tartışmaya girişirlerse
اَسْلَمْتُ
ben teslim ettim
وَمَنِ اتَّـبَعَنِۜ
bana uyanlar da
وَالْاُمِّيّ۪نَ
ve ümmilere
ءَاَسْلَمْتُمْۜ
Siz de İslam (teslim) oldunuz mu?
اَسْلَمُوا
İslam olurlarsa
اهْتَدَوْاۚ
doğru yolu bulmuşlardır
الْبَلَاغُۜ
sadece duyurmaktır
بِالْعِبَادِ۟
kulları(nın yaptıklarını)
﴿٢٠﴾
الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ
inkar edenler
النَّبِيّ۪نَ
peygamberleri
بِغَيْرِ حَقٍّۙ
haksız yere
وَيَقْتُلُونَ
öldürenler (var ya)
الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ
emredenleri
مِنَ النَّاسِۙ
insanlar arasında
فَبَشِّرْهُمْ
onlara müjdele
﴿٢١﴾
الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ
boşa çıkmıştır
اَعْمَالُهُمْ
onların yaptıkları
وَالْاٰخِرَةِۘ
ahirette de
مِنْ نَاصِر۪ينَ
hiçbir yardımcıları
﴿٢٢﴾