وَوَصَّيْنَا
biz tavsiye ettik
بِوَالِدَيْهِ
ana babasına
اِحْسَاناًۜ
iyilik etmesini
وَفِصَالُهُ
ve sütten kesilmesi
اَوْزِعْن۪ٓي
beni sevk eyle
الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ
verdiğin
وَعَلٰى وَالِدَيَّ
ve anama babama
وَاَنْ اَعْمَلَ
ve yapmağa
وَاَصْلِحْ
ve salahı devam ettir
مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ
teslim olanlardanım
﴿١٥﴾
الَّذ۪ينَ
öyle kişilerdir ki
مَا عَمِلُوا
yaptıklarının
عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ
onların kötülüklerinden
الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ
kendilerine va'dedilen
﴿١٦﴾
لِوَالِدَيْهِ
anasına babasına
اَتَعِدَانِن۪ٓي
siz bana -mı va'dediyorsunuz?
اَنْ اُخْرَجَ
benim çıkarılacağımı
وَقَدْ خَلَتِ
gelip geçmiş iken
﴿١٧﴾
مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden önce
كَانُوا خَاسِر۪ينَ
ziyana uğrayanlardır
﴿١٨﴾
وَلِكُلٍّ
her birinin vardır
مِمَّا عَمِلُواۚ
yaptıkları işlerden
وَلِيُوَفِّيَهُمْ
onlara tam verir
اَعْمَالَهُمْ
yaptıklarının karşılığını
لَا يُظْلَمُونَ
haksızlık edilmez
﴿١٩﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler
طَيِّبَاتِكُمْ
bütün güzelliklerinizi
ف۪ي حَيَاتِكُمُ
hayatınızda
وَاسْتَمْتَعْتُمْ
ve sefa sürdünüz
تُجْزَوْنَ
cezalandırılacaksınız
كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ
büyüklük taslamanızdan
بِغَيْرِ الْحَقِّ
haksız yere
كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟
ve yoldan çıkmanızdan
﴿٢٠﴾