قَالُٓوا
dediler (melekler)
اَتَجْعَلُ
mi yaratacaksın?
يُفْسِدُ
bozgunculuk yapan
وَنُقَدِّسُ
ve takdis ediyoruz
لَا تَعْلَمُونَ
bilmediğiniz
﴿٣٠﴾
عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ
meleklere
اَنْبِؤُ۫ن۪ي
bana söyleyin
﴿٣١﴾
سُبْحَانَكَ
Seni tesbih ederiz
مَا عَلَّمْتَنَاۜ
senin bize öğrettiğinden
﴿٣٢﴾
اَنْبِئْهُمْ
bunlara haber ver
بِاَسْمَٓائِهِمْۚ
onların isimlerini
فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ
bunlara haber verince
بِاَسْمَٓائِهِمْۙ
onların isimlerini
اَلَمْ اَقُلْ
dememiş miydim?
تُبْدُونَ
sizin açıkladıklarınız
﴿٣٣﴾
فَسَجَدُٓوا
hemen secde ettiler
مِنَ الْكَافِر۪ينَ
inkarcılardan
﴿٣٤﴾
حَيْثُ شِئْتُمَاۖ
dilediğiniz yerde
وَلَا تَقْرَبَا
yaklaşmayın
مِنَ الظَّالِم۪ينَ
zalimlerden
﴿٣٥﴾
فَاَزَلَّهُمَا
derken onlar(ın ayağın)ı kaydırdı
مِمَّا كَانَا
bulundukları yerden
وَلَكُمْ
sizin için vardır
﴿٣٦﴾
فَتَابَ عَلَيْهِۜ
bunun üzerine onun tevbesini kabul etti
التَّوَّابُ
tevbeyi çok kabul edendir
الرَّح۪يمُ
çok esirgeyendir
﴿٣٧﴾