وَاَنْ لَا تَعْلُوا
ve ululanmayın
اٰت۪يكُمْ
size getiriyorum
﴿١٩﴾
وَرَبِّكُمْ
ve sizin Rabbiniz olana
اَنْ تَرْجُمُونِۘ
beni taşla(yıp öldür)menizden
﴿٢٠﴾
لَمْ تُؤْمِنُوا
inanmadınızsa
فَاعْتَزِلُونِ
benden uzaklaşın
﴿٢١﴾
﴿٢٢﴾
مُتَّبَعُونَۙ
takibedileceksiniz
﴿٢٣﴾
﴿٢٤﴾
تَرَكُوا
onlar geride bıraktılar
﴿٢٥﴾
﴿٢٦﴾
وَنَعْمَةٍ
ve nice ni'metler
فَاكِه۪ينَۙ
zevkü sefa sürdükleri
﴿٢٧﴾
وَاَوْرَثْنَاهَا
ve biz onları miras verdik
﴿٢٨﴾
وَمَا كَانُوا
ve olmadılar
مُنْظَر۪ينَ۟
fırsat verilenlerden
﴿٢٩﴾
﴿٣٠﴾
مِنْ فِرْعَوْنَۜ
Fir'avn'dan
مِنَ الْمُسْرِف۪ينَ
sınırı aşanlardan
﴿٣١﴾
اخْتَرْنَاهُمْ
biz onları üstün kıldık
عَلٰى عِلْمٍ
bir bilgiye göre
عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ
alemlere
﴿٣٢﴾
وَاٰتَيْنَاهُمْ
ve onlara verdik
﴿٣٣﴾
﴿٣٤﴾
بِمُنْشَر۪ينَ
diriltilecek
﴿٣٥﴾
بِاٰبَٓائِنَٓا
babalarımızı
﴿٣٦﴾
وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ
ve onlardan öncekiler mi?
اَهْلَكْنَاهُمْۘ
biz onları helak ettik
كَانُوا مُجْرِم۪ينَ
suç işlemişlerdi
﴿٣٧﴾
وَمَا خَلَقْنَا
biz yaratmadık
بَيْنَهُمَا
bunlar arasında
﴿٣٨﴾
مَا خَلَقْنَاهُمَٓا
onları yaratmadık
اِلَّا
dışında bir sebeple
بِالْحَقِّ
hikmetli bir gaye
لَا يَعْلَمُونَ
bilmiyorlar
﴿٣٩﴾