وَلِبُيُوتِهِمْ
ve evlerine
يَتَّكِؤُ۫نَۙ
yaslanacakları
﴿٣٤﴾
وَزُخْرُفاًۜ
ve (nice) süsler
مَتَاعُ
geçici menfaatleridir
لِلْمُتَّق۪ينَ۟
muttakiler içindir
﴿٣٥﴾
﴿٣٦﴾
لَيَصُدُّونَهُمْ
onları engelledikleri halde
مُهْتَدُونَ
doğru yolda olduklarını
﴿٣٧﴾
الْقَر۪ينُ
arkadaş(mışsın)
﴿٣٨﴾
وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ
size bir yarar sağlamaz
﴿٣٩﴾
﴿٤٠﴾
نَذْهَبَنَّ
biz alıp götürsek
﴿٤١﴾
نُرِيَنَّكَ
sana gösteririz
الَّذ۪ي وَعَدْنَاهُمْ
onları uyardığımız şeyi
مُقْتَدِرُونَ
gücümüz yeter
﴿٤٢﴾
فَاسْتَمْسِكْ
sen sımsıkı sarıl
بِالَّـذ۪ٓي اُو۫حِيَ
vahyedilene
﴿٤٣﴾
وَاِنَّهُ
şüphesiz O (Kur'an)
تُسْـَٔلُونَ
sorulacaksınız
﴿٤٤﴾
مَنْ اَرْسَلْنَا
gönderdiğimiz
مِنْ رُسُلِنَاۗ
elçilerimizden
﴿٤٥﴾
بِاٰيَاتِنَٓا
ayetlerimizle
اِلٰى فِرْعَوْنَ
Fir'avn'a
وَمَلَا۬ئِه۪
ve ileri gelen adamlarına
﴿٤٦﴾
فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ
onlara getirince
بِاٰيَاتِنَٓا
ayetlerimizi
يَضْحَكُونَ
(alay edip) gülmeğe başladılar
﴿٤٧﴾