وَتَرٰيهُمْ
yine onları görürsün
خَاشِع۪ينَ
başlarını öne eğik
الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا
inananlar
الْخَاسِر۪ينَ
asıl ziyana uğrayanlar
الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا
ziyan edenlerdir
وَاَهْل۪يهِمْ
ve ailelerini
﴿٤٥﴾
مِنْ اَوْلِيَٓاءَ
velileri
يَنْصُرُونَهُمْ
kendilerine yardım edecek
يُضْلِلِ
sapıklıkta bırakırsa
﴿٤٦﴾
لَا مَرَدَّ لَهُ
geri çevrilmesi mümkün olmayan
مِنْ مَلْجَاٍ
sığınacak bir yer
﴿٤٧﴾
اَعْرَضُوا
yüz çevirirlerse
فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ
biz seni göndermedik
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
تُصِبْهُمْ
başlarına gelirse
قَدَّمَتْ
öne sürdüğü işlerden
﴿٤٨﴾
لِمَنْ يَشَٓاءُ
dilediğine
لِمَنْ يَشَٓاءُ
dilediğine de
﴿٤٩﴾
يُزَوِّجُهُمْ
onları çift (ikiz) yapar
﴿٥٠﴾
اَنْ يُكَلِّمَهُ
(karşılıklı) konuşması
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿٥١﴾