فَاطِرُ
yoktan var edendir
مِنْ اَنْفُسِكُمْ
kendinizden
وَمِنَ الْاَنْعَامِ
ve hayvanlardan
يَذْرَؤُ۬كُمْ
sizi üretiyor
﴿١١﴾
لِمَنْ يَشَٓاءُ
dilediğine
﴿١٢﴾
شَرَعَ
şeri'at (hukuk düzeni) yaptı
مَا وَصّٰى
tavsiye ettiğini
وَالَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا
ve vahyettiğimizi
وَمَا وَصَّيْنَا
ve tavsiye ettiğimizi
وَلَا تَتَفَرَّقُوا
ve ayrılığa düşmeyin
عَلَى الْمُشْرِك۪ينَ
ortak koşanlara
مَا تَدْعُوهُمْ
onları çağırdığın
مَنْ يُن۪يبُ
iyi niyetle yöneleni
﴿١٣﴾
وَمَا تَفَرَّقُٓوا
onlar ayrılığa düşmediler
مَا جَٓاءَهُمُ
kendilerine geldikten
الَّذ۪ينَ اُو۫رِثُوا
varis kılınanlar
مِنْ بَعْدِهِمْ
onlardan sonra
﴿١٤﴾
فَلِذٰلِكَ
bundan dolayı sen
اَهْوَٓاءَهُمْۚ
onların keyiflerine
لِاَعْدِلَ
adalet yapmakla
رَبُّنَا
bizim de Rabbimiz
وَرَبُّكُمْۜ
sizin de Rabbinizdir
اَعْمَالُنَا
bizim eylemlerimiz
اَعْمَالُكُمْۜ
sizin eylemleriniz
لَا حُجَّةَ
bir tartışma nedeni yoktur
وَبَيْنَكُمْۜ
sizin aranızda
يَجْمَعُ
bulur (bir araya toplar)
﴿١٥﴾