سُورَةُ الشّورى مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٥٣ ايَةً - الترتيب الوحي ٦٢
حٰمٓ
Ha mim
﴿١﴾
عٓسٓقٓ۠
Ayın sin kaf
﴿٢﴾
كَذٰلِكَ
böyle
يُوح۪ٓي
vahyeder
اِلَيْكَ
sana
وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۙ
ve senden öncekilere
اللّٰهُ
Allah
الْعَز۪يزُ
aziz
الْحَك۪يمُ
hakim
﴿٣﴾
لَهُ
O'nundur
مَا
bulunan herşey
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerde
وَمَا
ve bulunan herşey
فِي الْاَرْضِۜ
yerde
وَهُوَ
ve O
الْعَلِيُّ
yücedir
الْعَظ۪يمُ
uludur
﴿٤﴾
تَكَادُ
neredeyse
السَّمٰوَاتُ
gökler
يَتَفَطَّرْنَ
çatlayacaklar
مِنْ فَوْقِهِنَّ
üstlerinden
وَالْمَلٰٓئِكَةُ
ve melekler
يُسَبِّحُونَ
tesbih ederler
بِحَمْدِ
hamd ile
رَبِّهِمْ
Rablerini
وَيَسْتَغْفِرُونَ
ve mağfiret dilerler
لِمَنْ فِي الْاَرْضِۜ
yerdekiler için
اَلَٓا
iyi bil ki
اِنَّ
şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
هُوَ
O'dur
الْغَفُورُ
çok bağışlayan
الرَّح۪يمُ
çok esirgeyen
﴿٥﴾
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا
edinenleri
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başka
اَوْلِيَٓاءَ
veliler
اللّٰهُ
Allah
حَف۪يظٌ
kollamaktadır
عَلَيْهِمْۘ
onları
وَمَٓا
ve değilsin
اَنْتَ
sen
عَلَيْهِمْ
onların üzerinde
بِوَك۪يلٍ
vekil
﴿٦﴾
وَكَذٰلِكَ
ve böyle
اَوْحَيْنَٓا
biz vahyettik ki
اِلَيْكَ
sana
قُرْاٰناً
bir Kur'an
عَرَبِياًّ
arapça
لِتُنْذِرَ
uyarman için
اُمَّ الْقُرٰى
Anakenti (Mekke'yi)
وَمَنْ حَوْلَهَا
ve çevresindekileri
وَتُنْذِرَ
ve uyarman için
يَوْمَ
gününe karşı
الْجَمْعِ
toplanma
لَا رَيْبَ
asla kuşku bulunmayan
ف۪يهِۜ
onda
فَر۪يقٌ
bir bölük
فِي الْجَنَّةِ
cennette
وَفَر۪يقٌ
ve bir bölük
فِي السَّع۪يرِ
ateştedir
﴿٧﴾
وَلَوْ
şayet
شَٓاءَ
dileseydi
اللّٰهُ
Allah
لَجَعَلَهُمْ
onları yapardı
اُمَّةً
millet
وَاحِدَةً
bir tek
وَلٰكِنْ
fakat
يُدْخِلُ
sokar
مَنْ يَشَٓاءُ
dilediğini
ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ
rahmetine
وَالظَّالِمُونَ
zalimlere gelince
مَا
yoktur
لَهُمْ
onların
مِنْ وَلِيٍّ
velisi
وَلَا
ve yoktur
نَص۪يرٍ
yardımcısı
﴿٨﴾
اَمِ اتَّخَذُوا
yoksa -mi edindiler?
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başka
اَوْلِيَٓاءَۚ
veliler
فَاللّٰهُ
Allah'tır
هُوَ
O
الْوَلِيُّ
veli
وَهُوَ
ve O
يُحْـيِ
diriltir
الْمَوْتٰىۘ
ölüleri
وَهُوَ
ve O
عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ
her şeye
قَد۪يرٌ۟
kadirdir
﴿٩﴾
وَمَا
ne varsa
اخْتَلَفْتُمْ
ayrılığa düştüğünüz
ف۪يهِ
hakkında
مِنْ شَيْءٍ
herhangi bir şeyde
فَحُكْمُهُٓ
hüküm vermek
اِلَى اللّٰهِۜ
Allah'a aittir
ذٰلِكُمُ
işte budur
اللّٰهُ
Allah
رَبّ۪ي
Rabbim
عَلَيْهِ
O'na
تَوَكَّلْتُۗ
dayandım
وَاِلَيْهِ
ve O'na
اُن۪يبُ
yöneldim
﴿١٠﴾
 
482 sayfa okundu