مِنْ قَبْلِكَ
senden önce de
وَمَا كَانَ
mümkün değildir
وَخَسِرَ
ve hüsrana uğrarlar
الْمُبْطِلُونَ۟
boşa çıkarmağa uğraşanlar
﴿٧٨﴾
لِتَرْكَبُوا
binmeniz için
﴿٧٩﴾
وَلَكُمْ
sizin için vardır
ف۪ي صُدُورِكُمْ
gönüllerinizdeki
وَعَلَيْهَا
ve onların üstünde
﴿٨٠﴾
وَيُر۪يكُمْ
size gösteriyor
تُنْكِرُونَ
inkar ediyorsunuz
﴿٨١﴾
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا
gezip dolaşmadılar mı?
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ
kendilerinden öncekilerin
وَاٰثَاراً
ve eserleri bakımından
فِي الْاَرْضِ
yeryüzündeki
فَمَٓا اَغْنٰى
ama hiçbir yarar sağlamadı
مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
kazandıkları
﴿٨٢﴾
فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ
onlara gelince
بِالْبَيِّنَاتِ
açık kanıtlarla
بِمَا عِنْدَهُمْ
yanlarında bulunan
وَحَاقَ
sonunda kuşatıverdi
كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
alay edegeldikleri
﴿٨٣﴾
وَكَفَرْنَا
ve inkar ettik
مُشْرِك۪ينَ
ortak koştuğumuz
﴿٨٤﴾
فَلَمْ يَكُ
fakat sağlamadı
يَنْفَعُهُمْ
kendilerine bir fayda
الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ
gelip geçen
وَخَسِرَ
ve ziyana uğramışlardır
﴿٨٥﴾