الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا
iman edenler
تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ
birbirinize borç verdiğiniz
اِلٰٓى اَجَلٍ
süreye kadar
وَلَا يَأْبَ
kaçınmasın (yazsın)
عَلَّمَهُ
kendisine öğrettiği
الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ
üzerinde hak olan (borçlu)
وَلَا يَبْخَسْ
eksik etmesin
الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ
borçlu olan kimse
لَا يَسْتَط۪يعُ
güç yetiremiyecek
اَنْ يُمِلَّ
kendisi yazdırmaya
هُوَ فَلْيُمْلِلْ
yazdırsın
وَاسْتَشْهِدُوا
şahid tutun
مِنْ رِجَالِكُمْۚ
erkeklerinizden
مِمَّنْ تَرْضَوْنَ
razı olduğunuz
مِنَ الشُّهَدَٓاءِ
şahidlerden
اَنْ تَضِلَّ
ta ki şaşırırsa
اِحْدٰيهُمَا
kadınlardan biri
فَتُذَكِّرَ
hatırlatması için
وَلَا يَأْبَ
kaçınmasınlar
وَلَا تَسْـَٔمُٓوا
üşenmeyin
اَنْ تَكْتُبُوهُ
yazmaktan
اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ
onu süresine kadar
لِلشَّهَادَةِ
şahidlik için
وَاَدْنٰٓى
daha elverişlidir
اَلَّا تَرْتَابُٓوا
kuşkulanmamanız için
تُد۪يرُونَهَا
hemen alıp vereceğiniz
اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ
onu yazmamanızdan ötürü
اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ
alışveriş yaptığınız zaman da
وَلَا يُضَٓارَّ
asla zarar verilmesin
تَفْعَلُوا
(bir zarar) yaparsanız
وَيُعَلِّمُكُمُ
size öğretiyor
﴿٢٨٢﴾