مِمَّنْ كَذَبَ
yalan uydurandan
وَكَذَّبَ
ve yalanlayandan
اِذْ جَٓاءَهُۜ
kendisine gelen
لِلْكَافِر۪ينَ
kafirler için
﴿٣٢﴾
وَالَّذ۪ي جَٓاءَ
getirenler
وَصَدَّقَ
ve doğrulayanlar
﴿٣٣﴾
مَا يَشَٓاؤُ۫نَ
diledikleri her şey
الْمُحْسِن۪ينَۚ
güzel davrananların
﴿٣٤﴾
الَّذ۪ي عَمِلُوا
yaptıklarının
وَيَجْزِيَهُمْ
ve mükafatlandırması için
الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَلُونَ
yaptıklarının
﴿٣٥﴾
وَيُخَوِّفُونَكَ
seni korkutuyorlar
بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ
O'ndan başkalarıyle
﴿٣٦﴾
﴿٣٧﴾
وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ
andolsun onlara sorsan
لَيَقُولُنَّ
elbette derler
اَفَرَاَيْتُمْ
o halde gördünüz mü
مَا تَدْعُونَ
yalvardıklarınızı
رَحْمَتِه۪ۜ
O'nun rahmetini
الْمُتَوَكِّلُونَ
tevekkül edenler
﴿٣٨﴾
﴿٣٩﴾
وَيَحِلُّ
ve (kimin) konuyor?
﴿٤٠﴾