﴿٨٤﴾
لَاَمْلَـَٔنَّ
dolduracağım
﴿٨٥﴾
مَٓا اَسْـَٔلُـكُمْ
ben sizden istemiyorum
مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ
yapmacık yapanlardan
﴿٨٦﴾
لِلْعَالَم۪ينَ
bütün alemlere
﴿٨٧﴾
وَلَتَعْلَمُنَّ
gayet iyi bileceksiniz
﴿٨٨﴾
سُورَةُ الزُّمَر
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٧٥ ايَةً - الترتيب الوحي ٥٩
﷽
مِنَ اللّٰهِ
Allah tarafındandır
الْحَك۪يمِ
hüküm ve hikmet sahibi
﴿١﴾
﴿٢﴾
لِلّٰهِ
yalnız Allah'ındır
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا
edinerek
مِنْ دُونِه۪ٓ
O'ndan başka
مَا نَعْبُدُهُمْ
biz bunlara tapmıyoruz
اِلَّا
dışıda (bir sebeple)
لِيُقَرِّبُونَٓا
bizi yaklaştırmaları için
يَحْكُمُ
hükmünü verecektir
يَخْتَلِفُونَۜ
ayrılığa düştükleri
لَا يَهْد۪ي
doğru yola iletmez
﴿٣﴾
مِمَّا يَخْلُقُ
yarattıklarından
سُبْحَانَهُۜ
O (bundan münezzehtir) yücedir
﴿٤﴾
وَسَخَّرَ
ve buyruğu altına almıştır
الْغَفَّارُ
ve çok bağışlayandır
﴿٥﴾