ذُرِّيَّتَهُ
onun zürriyetini
﴿٧٧﴾
وَتَرَكْنَا
(iyi bir ün) bıraktık
الْاٰخِر۪ينَۘ
sonra gelenler
﴿٧٨﴾
﴿٧٩﴾
الْمُحْسِن۪ينَ
güzel davrananları
﴿٨٠﴾
مِنْ عِبَادِنَا
bizim kullarımızdandı
﴿٨١﴾
﴿٨٢﴾
مِنْ ش۪يعَتِه۪
onun kolundan idi
﴿٨٣﴾
﴿٨٤﴾
﴿٨٥﴾
اَئِفْكاً اٰلِهَةً
uydurma tanrılar mı?
﴿٨٦﴾
﴿٨٧﴾
فِي النُّجُومِۙ
yıldızlara
﴿٨٨﴾
﴿٨٩﴾
فَتَوَلَّوْا
bunun üzerine kaçtılar
مُدْبِر۪ينَ
arkalarını dönüp
﴿٩٠﴾
فَرَاغَ
o da gizlice sokuldu
اِلٰٓى اٰلِهَتِهِمْ
onların tanrılarına
اَلَا تَأْكُلُونَۚ
yemez misiniz?
﴿٩١﴾
لَا تَنْطِقُونَ
konuşmuyorsunuz
﴿٩٢﴾
فَرَاغَ
ve gizlice sokulup
ضَرْباً
kuvvetli bir darbe indirdi
﴿٩٣﴾
فَاَقْبَلُٓوا
hemen gittiler
﴿٩٤﴾
اَتَعْبُدُونَ
-mi tapıyorsunuz?
﴿٩٥﴾
خَلَقَكُمْ
sizi yaratmıştır
وَمَا تَعْمَلُونَ
ve yaptığınız(bu şeyler)i de
﴿٩٦﴾
﴿٩٧﴾
فَجَعَلْنَاهُمُ
biz de onları düşürdük
﴿٩٨﴾
سَيَهْد۪ينِ
O beni doğru yola iletecek
﴿٩٩﴾
مِنَ الصَّالِح۪ينَ
iyilerden (bir çocuk)
﴿١٠٠﴾
فَبَشَّرْنَاهُ
ona müjdeledik
﴿١٠١﴾
مَا تُؤْمَرُۘ
sana emredileni
سَتَجِدُن۪ٓي
beni bulacaksın
اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ
inşallah
مِنَ الصَّابِر۪ينَ
sabredenlerden
﴿١٠٢﴾