يَقْنُتْ
ita'ate devam eder
وَاَعْتَدْنَا
ve hazırlamışızdır
﴿٣١﴾
كَاَحَدٍ
herhangi biri gibi
مِنَ النِّسَٓاءِ
kadınlardan
اتَّقَيْتُنَّ
korunuyorsanız
فَلَا تَخْضَعْنَ
yumuşak (kıvrak) bir eda yapmayın
﴿٣٢﴾
ف۪ي بُيُوتِكُنَّ
evlerinizde
وَلَا تَبَرَّجْنَ
açılıp kırıtmayın
تَبَرُّجَ
açılıp kırıtması gibi
الْجَاهِلِيَّةِ
cahiliyenin
اَهْلَ الْبَيْتِ
ey Ehl-i Beyt
وَيُطَهِّرَكُمْ
ve sizi temizlemek
﴿٣٣﴾
ف۪ي بُيُوتِكُنَّ
evlerinizde
﴿٣٤﴾
الْمُسْلِم۪ينَ
müslüman erkekler
وَالْمُسْلِمَاتِ
ve müslüman kadınlar
وَالْمُؤْمِن۪ينَ
mü'min erkekler
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ve mü'min kadınlar
وَالْقَانِت۪ينَ
ta'ate devam eden erkekler
وَالْقَانِتَاتِ
ve ta'ate devam eden kadınlar
وَالصَّادِق۪ينَ
doğru erkekler
وَالصَّادِقَاتِ
ve doğru kadınlar
وَالصَّابِر۪ينَ
sabreden erkekler
وَالصَّابِرَاتِ
ve sabreden kadınlar
وَالْخَاشِع۪ينَ
saygılı erkekler
وَالْخَاشِعَاتِ
ve saygılı kadınlar
وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ
sadaka veren erkekler
وَالْمُتَصَدِّقَاتِ
ve sadaka veren kadınlar
وَالصَّٓائِم۪ينَ
oruç tutan erkekler
وَالصَّٓائِمَاتِ
ve oruç tutan kadınlar
وَالْحَافِظ۪ينَ
koruyan erkekler
وَالْحَافِظَاتِ
ve koruyan kadınlar
وَالذَّاكِر۪ينَ
zikreden erkekler
وَالذَّاكِرَاتِ
ve zikreden kadınlar
﴿٣٥﴾