فَرَاَوْهُ
o(eki)ni görseler
يَكْفُرُونَ
nankörlük etmeğe
﴿٥١﴾
لَا تُسْمِعُ
söz dinletemezsin
وَلَا تُسْمِعُ
işittiremezsin
اِذَا وَلَّوْا
giderlerken
مُدْبِر۪ينَ
arkalarını dönüp
﴿٥٢﴾
وَمَٓا اَنْـتَ
ve sen değilsin
عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ
sapıklıklarından
اِنْ تُسْمِعُ
sen işittirirsin
مُسْلِمُونَ۟
müslüman olurlar
﴿٥٣﴾
﴿٥٤﴾
مَا لَبِثُوا
kalmadıklarına
غَيْرَ سَاعَةٍۜ
bir sa'atten fazla
كَانُوا يُؤْفَكُونَ
böyle çevriliyorlardı
﴿٥٥﴾
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilenler
الْبَعْثِۘ
yeniden dirilme
كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
bilmiyordunuz
﴿٥٦﴾
الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا
zulmetmiş olanlara
مَعْذِرَتُهُمْ
mazeretleri
وَلَا هُمْ
ve ne de onlardan
يُسْتَعْتَبُونَ
rıza talebetmeleri istenir
﴿٥٧﴾
جِئْتَهُمْ
onlara getirsen
الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا
inkar edenler
مُبْطِلُونَ
iptal edenlerdensiniz
﴿٥٨﴾
الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ
bilmeyenlerin
﴿٥٩﴾
وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ
ve seni telaşa düşürmesin
الَّذ۪ينَ لَا يُوقِنُونَ
inanmayanlar
﴿٦٠﴾