الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler
وَكَذَّبُوا
ve yalanlayanlar
﴿١٦﴾
فَسُبْحَانَ
öyle ise tesbih edin
تُمْسُونَ
akşama girdiğiniz
تُصْبِحُونَ
sabaha erdiğiniz
﴿١٧﴾
وَعَشِياًّ
ve günün sonunda
تُظْهِرُونَ
öğleye erdiğiniz
﴿١٨﴾
وَكَذٰلِكَ
işte siz de öyle
تُخْرَجُونَ۟
çıkarılacaksınız
﴿١٩﴾
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ
O'nun ayetlerinden biri
اَنْ خَلَقَكُمْ
sizi yaratmasıdır
تَنْتَشِرُونَ
yayılıyorsunuz
﴿٢٠﴾
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ
O'nun ayetlerinden biri de
مِنْ اَنْفُسِكُمْ
nefislerinizden
لِتَسْكُـنُٓوا
sakinleşeceğiniz
﴿٢١﴾
وَمِنْ اٰيَاتِه۪
O'nun ayetlerinden biri de
وَاخْتِلَافُ
değişik olmasıdır
اَلْسِنَتِكُمْ
dillerinizin
وَاَلْوَانِكُمْۜ
ve renklerinizin
لِلْعَالِم۪ينَ
bilenler için
﴿٢٢﴾
وَمِنْ اٰيَاتِه۪
O'nun ayetlerinden biri de
وَابْتِغَٓاؤُ۬كُمْ
ve aramanızdır
مِنْ فَضْلِه۪ۜ
O'nun lutfundan
﴿٢٣﴾
وَمِنْ اٰيَاتِه۪
O'nun ayetlerinden biri de
يُر۪يكُمُ
size göstermesidir
فَيُحْـي۪
ve diriltmesidir
يَعْقِلُونَ
aklını kullanan
﴿٢٤﴾