﴿٦﴾
عَنِ الْاٰخِرَةِ
ahiretten
﴿٧﴾
اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا
hiç düşünmediler mi?
ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ۠
kendi içlerinde
بَيْنَهُمَٓا
bu ikisi arasında
لَكَافِرُونَ
inkar etmektedirler
﴿٨﴾
اَوَلَمْ يَس۪يرُوا
gezmediler mi?
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ
kendilerinden öncekilerin
وَاَثَارُوا
alt-üst etmişler
وَعَمَرُوهَٓا
ve onu imar etmişlerdi
مِمَّا عَمَرُوهَا
bunların imar ettiklerinden
وَجَٓاءَتْهُمْ
onlara getirmişti
لِيَظْلِمَهُمْ
onlara zulmedecek
اَنْفُسَهُمْ
kendi kendilerine
يَظْلِمُونَۜ
zulmediyorlardı
﴿٩﴾
الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا
kötülük edenlerin
وَكَانُوا بِهَا
ve onlarla
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
alay ediyorlardı
﴿١٠﴾
يُع۪يدُهُ
onu devam ettirir
تُرْجَعُونَ
döndürülürsünüz
﴿١١﴾
﴿١٢﴾
مِنْ شُرَكَٓائِهِمْ
ortaklarından
شُفَعٰٓؤُ۬ا
hiçbir şefa'atçi
بِشُرَكَٓائِهِمْ
ortaklarını
﴿١٣﴾
﴿١٤﴾
فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
يُحْبَرُونَ
neş'elendirilirler
﴿١٥﴾