اٰمِنُونَ
güven içindedirler
﴿٨٩﴾
وُجُوهُهُمْ
onların yüzleri
هَلْ تُجْزَوْنَ
-mi cezalandırılıyorsunuz?
مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızdan
﴿٩٠﴾
اِنَّـمَٓا اُمِرْتُ
ben emrolundum
اَنْ اَعْبُدَ
sadece kulluk etmekle
حَرَّمَهَا
burayı saygıdeğer kıldı
وَاُمِرْتُ
ve bana emredildi
مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ
müslümanlardan
﴿٩١﴾
وَاَنْ اَتْلُوَا
ve okumam (emredildi)
فَاِنَّمَا يَهْتَد۪ي
yola gelmiş olur
لِنَفْسِه۪ۚ
kendi yararına
مِنَ الْمُنْذِر۪ينَ
ancak uyarıcılardanım
﴿٩٢﴾
سَيُر۪يكُمْ
O size gösterecek
فَتَعْرِفُونَهَاۜ
siz de onları tanıyacaksınız
عَمَّا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızdan
﴿٩٣﴾
سُورَةُ القَصَص
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٨٨ ايَةً - الترتيب الوحي ٤٩
﷽
﴿١﴾
﴿٢﴾
وَفِرْعَوْنَ
ve Fir'avn'ın
﴿٣﴾
عَلَا
ululandı (zorbalığa kalktı)
طَٓائِفَةً
bir zümreyi (İsrail oğullarını)
وَيَسْتَحْـي۪
sağ bırakıyordu
مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ
bozgunculardan
﴿٤﴾
وَنُر۪يدُ
biz istiyorduk ki
عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا
ezilenlere
وَنَجْعَلَهُمْ
ve onları kılmayı
وَنَجْعَلَهُمُ
ve onları kılmayı
﴿٥﴾