اَتُمِدُّونَنِ
bana yardım mı etmek istiyorsunuz?
فَمَٓا اٰتٰينِيَ
bana verdiği
مِمَّٓا اٰتٰيكُمْۚ
size verdiğinden
بِهَدِيَّتِكُمْ
hediyenizle
﴿٣٦﴾
فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ
onlara gelirim
لَا قِبَلَ
asla karşı koyamayacakları
وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ
ve onları sürüp çıkarırım
صَاغِرُونَ
hor ve hakir olarak
﴿٣٧﴾
الْمَلَؤُ۬ا
ileri gelenler
يَأْت۪ين۪ي
bana getirebilir
اَنْ يَأْتُون۪ي
bana gelmelerinden
﴿٣٨﴾
اَنْ تَقُومَ
sen kalkmadan
مِنْ مَقَامِكَۚ
makamından
﴿٣٩﴾
الَّذ۪ي عِنْدَهُ
yanında bulunan
اٰت۪يكَ
sana getirebilirim
اَنْ يَرْتَدَّ
sen kırpmadan
فَلَمَّا رَاٰهُ
onu görünce
لِيَبْلُوَن۪ٓي
beni sınaması için
ءَاَشْكُرُ
şükür mü edeceğim
اَكْفُرُۜ
inkar mı edeceğim
﴿٤٠﴾
نَكِّرُوا لَهَا
tanınmaz hale getirin
اَتَهْتَد۪ٓي
tanıyabilecek mi
اَمْ تَكُونُ
yoksa olacak mı
مِنَ الَّذ۪ينَ
kimselerden
﴿٤١﴾
وَاُو۫ت۪ينَا
bize verilmişti
﴿٤٢﴾
وَصَدَّهَا
onu alıkoymuştu
﴿٤٣﴾
فَلَمَّا رَاَتْهُ
(köşkü) görünce
عَنْ سَاقَيْهَاۜ
bacaklarını
مِنْ قَوَار۪يرَۜ
şeffaf sırçadandır
وَاَسْلَمْتُ
ve teslim oldum
﴿٤٤﴾