اِنْ هٰذَٓا
bu (davranışımız)
الْاَوَّل۪ينَۙ
evvelkilerin
﴿١٣٧﴾
بِمُعَذَّب۪ينَۚ
azaba uğratılacak
﴿١٣٨﴾
فَكَذَّبُوهُ
onu yalanladılar
فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ
biz de onları helak ettik
وَمَا كَانَ
ama yine değildir
﴿١٣٩﴾
﴿١٤٠﴾
الْمُرْسَل۪ينَۚ
gönderilen elçileri
﴿١٤١﴾
اَلَا تَتَّقُونَۚ
korunmaz mısınız?
﴿١٤٢﴾
﴿١٤٣﴾
وَاَط۪يعُونِۚ
ve bana ita'at edin
﴿١٤٤﴾
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ
ben sizden istemiyorum
اِنْ اَجْرِيَ
benim ücretim
﴿١٤٥﴾
اَتُتْرَكُونَ
bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?
﴿١٤٦﴾
وَعُيُونٍۙ
ve çeşme başlarında
﴿١٤٧﴾
وَزُرُوعٍ
ve ekinler arasında
﴿١٤٨﴾
وَتَنْحِتُونَ
yontuyorsunuz
﴿١٤٩﴾
وَاَط۪يعُونِۚ
ve bana ita'at edin
﴿١٥٠﴾
الْمُسْرِف۪ينَۙ
aşırıların
﴿١٥١﴾
الَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ
bozgunculuk yapanların
وَلَا يُصْلِحُونَ
ıslah etmeyenlerin
﴿١٥٢﴾
مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ
iyice büyülenmişlerdensin
﴿١٥٣﴾
مِنَ الصَّادِق۪ينَ
doğrulardansan
﴿١٥٤﴾
﴿١٥٥﴾
وَلَا تَمَسُّوهَا
sakın ona dokundurmayın
فَيَأْخُذَكُمْ
sonra sizi yakalar
﴿١٥٦﴾
فَعَقَرُوهَا
nihayet onu kestiler
﴿١٥٧﴾
فَاَخَذَهُمُ
ve onları yakaladı
وَمَا كَانَ
ama yine değildir
﴿١٥٨﴾
﴿١٥٩﴾