بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ
onların yaptıklarını
﴿١١٢﴾
اِنْ حِسَابُهُمْ
onların hesabı
﴿١١٣﴾
الْمُؤْمِن۪ينَۚ
inananları
﴿١١٤﴾
﴿١١٥﴾
لَمْ تَنْتَهِ۬
vazgeçmezsen
لَتَكُونَنَّ
mutlaka olacaksın
مِنَ الْمَرْجُوم۪ينَۜ
taşlananlardan
﴿١١٦﴾
كَذَّبُونِۚ
beni yalanladı
﴿١١٧﴾
وَبَيْنَهُمْ
onların arasını
فَتْحاً
(kesin hükümle) açarak
وَمَنْ مَعِيَ
ve benimle beraber bulunan
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minleri
﴿١١٨﴾
فَاَنْجَيْنَاهُ
biz de onu kurtardık
﴿١١٩﴾
الْبَاق۪ينَۜ
geride kalanları
﴿١٢٠﴾
وَمَا كَانَ
ama yine değildir
﴿١٢١﴾
﴿١٢٢﴾
الْمُرْسَل۪ينَۚ
gönderilen elçileri
﴿١٢٣﴾
اَلَا تَتَّقُونَۚ
korunmaz mısınız?
﴿١٢٤﴾
﴿١٢٥﴾
وَاَط۪يعُونِۚ
ve bana ita'at edin
﴿١٢٦﴾
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ
ben sizden istemiyorum
اِنْ اَجْرِيَ
benim ücretim
﴿١٢٧﴾
ر۪يعٍ
tepeye (yol üzerine)
اٰيَةً
bir işaret (saraylar)
تَعْبَثُونَۙ
eğleniyor musunuz?
﴿١٢٨﴾
وَتَتَّخِذُونَ
ve ediniyorsunuz
مَصَانِـعَ
köşkler (ve müstahkem kaleler)
تَخْلُدُونَۚ
ebedi yaşarsınız diye
﴿١٢٩﴾
جَبَّار۪ينَۚ
zorbalar gibi
﴿١٣٠﴾
وَاَط۪يعُونِۚ
ve bana ita'at edin
﴿١٣١﴾
الَّـذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ
size bol bol veren(Allah)dan
بِمَا تَعْلَمُونَۚ
bildiğiniz şeyleri (ni'metleri)
﴿١٣٢﴾
﴿١٣٣﴾
﴿١٣٤﴾
عَذَابَ
azabı(nın çarpması)ndan
﴿١٣٥﴾
اَمْ لَمْ تَكُنْ
olmasan da
مِنَ الْوَاعِظ۪ينَۙ
öğüt verenlerden
﴿١٣٦﴾