الْاٰخِر۪ينَۙ
sonra gelenler
﴿٨٤﴾
مِنْ وَرَثَةِ
varislerinden
النَّع۪يمِۙ
ni'met(i bol olan)
﴿٨٥﴾
كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ
sapıklardandır
﴿٨٦﴾
وَلَا تُخْزِن۪ي
beni utandırma
يُبْعَثُونَۙ
diriltilecekleri
﴿٨٧﴾
وَلَا بَنُونَۙ
ne de oğullar
﴿٨٨﴾
﴿٨٩﴾
وَاُزْلِفَتِ
ve yaklaştırılır
لِلْمُتَّق۪ينَۙ
muttakiler için
﴿٩٠﴾
وَبُرِّزَتِ
ve karşısına çıkarılır
﴿٩١﴾
مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ
taptıklarınız
﴿٩٢﴾
هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ
size yardım ediyorlar mı?
يَنْتَصِرُونَۜ
kendilerine yardımları dokunuyor mu?
﴿٩٣﴾
فَكُبْكِبُوا
tepe taklak atılırlar
وَالْغَاوُ۫نَۙ
ve azgınlar
﴿٩٤﴾
﴿٩٥﴾
﴿٩٦﴾
﴿٩٧﴾
نُسَوّ۪يكُمْ
sizi eşit tutuyorduk
﴿٩٨﴾
وَمَٓا اَضَلَّـنَٓا
bizi saptıramazlar
الْمُجْرِمُونَ
suçlulardan
﴿٩٩﴾
مِنْ شَافِع۪ينَۙ
şefa'atçilerimiz
﴿١٠٠﴾
﴿١٠١﴾
اَنَّ لَنَا
bizim için olsa
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
inananlardan
﴿١٠٢﴾
وَمَا كَانَ
ama yine olmazlar
﴿١٠٣﴾
﴿١٠٤﴾
الْمُرْسَل۪ينَۚ
gönderilen elçileri
﴿١٠٥﴾
اَلَا تَتَّقُونَۚ
korunmaz mısınız?
﴿١٠٦﴾
﴿١٠٧﴾
وَاَط۪يعُونِۚ
ve bana ita'at edin
﴿١٠٨﴾
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ
ve ben sizden istemiyorum
اِنْ اَجْرِيَ
benim ücretim
﴿١٠٩﴾
فَاتَّقُوا
öyle ise korkun
وَاَط۪يعُونِۜ
ve bana ita'at edin
﴿١١٠﴾
اَنُؤْمِنُ
biz inanır mıyız?
الْاَرْذَلُونَۜ
bayağı kimseler
﴿١١١﴾