فَعَلْتُـهَٓا
onu yaptığım
مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۜ
dalalette idim
﴿٢٠﴾
لَمَّا خِفْتُكُمْ
sizden korkunca
مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ
elçilerden
﴿٢١﴾
تَمُنُّهَا عَلَيَّ
başıma kaktığın
اَنْ عَبَّدْتَ
köle yapman(yüzünden)dir
بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۜ
İsrail oğullarını
﴿٢٢﴾
﴿٢٣﴾
وَمَا بَيْنَهُمَاۜ
ve ikisi arasındakilerin
مُوقِن۪ينَ
gerçekten inanan kimseler
﴿٢٤﴾
لِمَنْ حَوْلَـهُٓ
çevresinde bulunanlara
اَلَا تَسْتَمِعُونَ
işitiyor musunuz?
﴿٢٥﴾
رَبُّكُمْ
sizin de Rabbiniz
اٰبَٓائِكُمُ
atalarınızın da
﴿٢٦﴾
الَّـذ۪ٓي اُرْسِلَ
gönderilen
لَمَجْنُونٌ
mutlaka delidir
﴿٢٧﴾
وَمَا بَيْنَهُمَاۜ
ve bunlar arasındakilerin
اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ
eğer düşünürseniz
﴿٢٨﴾
لَاَجْعَلَنَّكَ
seni mutlaka yapacağım
مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ
zindana atılanlardan
﴿٢٩﴾
اَوَلَوْ جِئْتُكَ
sana getirsem de mi?
﴿٣٠﴾
كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
doğrulardansan
﴿٣١﴾
فَاِذَا
bir de (baktılar ki)
﴿٣٢﴾
بَيْضَٓاءُ
parıl parıl parlıyordu
﴿٣٣﴾
لِلْمَلَأِ
ileri gelenlere
﴿٣٤﴾
اَنْ يُخْرِجَكُمْ
sizi çıkarmak
مِنْ اَرْضِكُمْ
toprağınızdan
فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
ne buyurursunuz?
﴿٣٥﴾
فِي الْمَدَٓائِنِ
kentlere
﴿٣٦﴾
يَأْتُوكَ
sana getirsinler
﴿٣٧﴾
فَجُمِعَ
bir araya getirildi
لِم۪يقَاتِ
belirlenen vaktinde
﴿٣٨﴾
هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ
siz de toplanır mısınız?
﴿٣٩﴾