اَجَلَهُنَّ
(iddetlerinin) sonuna
فَاَمْسِكُوهُنَّ
ya onları tutun
وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ
onları (yanınızda) tutmayın
ضِرَاراً
zarar vermek için
لِتَعْتَدُواۚ
haklarına tecavüz edip
وَلَا تَتَّخِذُٓوا
edinmeyin
وَمَٓا اَنْزَلَ
indirdiklerini
وَالْحِكْمَةِ
ve Hikmet'ten
يَعِظُـكُمْ
size öğüt vermek için
﴿٢٣١﴾
اَجَلَهُنَّ
(iddetlerinin) sonuna
فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ
engel olmayın
اَنْ يَنْكِحْنَ
evlenmelerine
اَزْوَاجَهُنَّ
(eski) kocalarıyla
اِذَا تَرَاضَوْا
anlaştıkları takdirde
بَيْنَهُمْ
kendi aralarında
يُوعَظُ
verilen bir öğüttür
وَاَطْهَرُۜ
ve daha temizdir
لَا تَعْلَمُونَ
bilmezsiniz
﴿٢٣٢﴾
اَوْلَادَهُنَّ
çocuklarını
الْمَوْلُودِ لَهُ
çocuk kendisine ait olan (babanın)
رِزْقُهُنَّ
onların yiyecekleri
وَكِسْوَتُهُنَّ
ve giyecekleri
بِالْمَعْرُوفِۜ
uygun biçimde
لَا تُكَلَّفُ
yükümlü tutulmaz
وُسْعَهَاۚ
gücünün yettiğinden
لَا تُضَٓارَّ
zarara sokulmasın
بِوَلَدِهَا
çocuğu yüzünden
وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ
ne de çocuğun aidolduğu baba
بِوَلَدِه۪
çocuğu yüzünden
مِثْلُ ذٰلِكَۚ
aynı (yükümlülük) vardır
مِنْهُمَا
kendi aralarında
اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا
(sütannesi tutup) emzirtmek
اَوْلَادَكُمْ
çocuklarınızı
مَٓا اٰتَيْتُمْ
verdiğiniz(ücret)i
بِمَا تَعْمَلُونَ
yaptığınız her şeyi
﴿٢٣٣﴾