الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
(gönülden) inanırlar
حَتّٰى يَسْتَأْذِنُوهُۜ
ondan izin almadan
الَّذ۪ينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ
senden izin alanlar
الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ
inananlar
اسْتَأْذَنُوكَ
senden izin istedikleri
وَاسْتَغْفِرْ
ve mağfiret dile
﴿٦٢﴾
لَا تَجْعَلُوا
bir tutmayın
بَعْضِكُمْ
herhangi birinizin
الَّذ۪ينَ يَتَسَلَّلُونَ
sıvışıp gidenleri
لِوَاذاًۚ
birbirinin arkasına gizlenerek
الَّذ۪ينَ يُخَالِفُونَ
aykırı davrananlar
عَنْ اَمْرِه۪ٓ
onun emrine
اَنْ تُص۪يبَهُمْ
kendilerine uğramasından
يُص۪يبَهُمْ
onlara çarpmasından
﴿٦٣﴾
عَلَيْهِۜ
üzerinde olduğunuzu
يُرْجَعُونَ
döndürülüp götürüldükleri
فَيُنَبِّئُهُمْ
onlara haber verir
بِمَا عَمِلُواۜ
ne yaptıklarını
﴿٦٤﴾
سُورَةُ الفُرقان
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ٧٧ ايَةً - الترتيب الوحي ٤٢
﷽
﴿١﴾
وَلَمْ يَتَّخِذْ
ve O edinmemiştir
تَقْد۪يراً
ölçü biçim ve düzen
﴿٢﴾